|
televizyon
-
Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
-
Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
-
T.V. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.
-
Tele. television. telly. the box.
-
Television. above- the-line-advertising. advertising medium. communication media. console. gross rating point. high- involvement product. telly. theme advertising. tube.
-
television
-
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
-
Manzara.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
-
Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
-
Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
-
Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
-
Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinem
-
Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıylagörüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş;görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV
-
Almaçgörüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
-
Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
-
İmage, 2-
-
frame
-
Display. image. picture. sight. view. display. outlook. semblance. spectacle.
-
İmage. look. picture. spectre. phantom. frame. vision. spector.
-
İmage. video. picture. phantom. specter. apparition. mirror image. presence. tableau.
-
image
-
blip
-
Bild
-
Bild, Schirmbild
-
image
-
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
Örnek:
Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu. F. R. Atay
-
Ciğerlerden gelen havanın ses yolunda yaptığı titreşim
Örnek:
Boğukluğu benim kulağıma da ürkütücü gelen bir sesle sordum. R. H. Karay
-
Duygu ve düşünce
Örnek:
Gençliğin sesini duyuran başka bir dergide ... Y. Z. Ortaç
-
Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
-
Aralarında uyum bulunan titreşimler.
-
(Derleme.. fonem,ses unsuru,seslik, ün) Kulağın duyabildiği titreşim.
-
İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi.
-
Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu.
-
sound
-
Sound. sonic. phonic. audio. vocal. acoustic. sound. voice. noise. tone. cry. call. shout. clatter. sonance. vocal. vox. phono-. sono-.
-
Noise. sound. tone. voice. cry. note.
-
Audio. sound. voice. tone. noise. audiovisual aids. blur. clatter. cry. murmur.
-
Senior Executive Service. means the Senior Executive Service.
-
Senior Executive Service.
-
Spongiform encephalopathy.
-
Severely Errored Seconds: A unit used to specify the error performance of T carrier systems This indicates a second containing ten or more errors, usually expressed as SES per hour, day, or week This method gives a better indication of the distribution of bit errors than a simple Bit Error Rate Refer also to EFS See also Source End Station.
-
Student Employment Services.
-
Severely Errored Second. abbr Service Evaluation System.
-
Scsi Enclosure Services are an ANSI X3 T10 standard for temperature and power monitoring of disk enclosures for enhanced data protection.
-
Shelf Edge Study Part of LOIS project.
-
Sports Education Service of the Australian Sports Commission. A second that has an equivalent error ratio greater than 1-in-1,000 In SF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, six or more framing bit errors, or 1,544 or more BPVs In ESF, a second with one or more LOSs or frame sync losses, 320 or more CRC-6 errors, or 1,544 or more BPVs On unframed circuits, a circuit with one or more LOSs, or 1,544 or more BPVs.
-
Secondary Emissions Standard. severely errored seconds Seconds during which the bit error ratio is greater than a specified limit and transmission performance is significantly degraded A performance monitoring parameter is measured on a per-channel basis.
-
Sound, phonem
-
speech
-
Ton, Klang, Laut, Schall
-
Schall
-
son
-
Phoneme, son
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|