|
telefon
-
Konuşmaları ileten ve yansıtan elektrik tesisatının bütünü.
-
Birbirinden uzakta bulunan iki kişinin konuşmasını sağlayan aygıt.
-
Telephone. phone. blower.
-
Telephone. phone. blower. lineman.
-
Phone. telephone. telephone call. bell. blower. buzz. buzzer. coaxial cable. directory advertising. earpiece.
-
Dog and bone , phone , telephone.
-
Konuşmak işi
Örnek:
Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı. M. Ş. Esendal
-
Görüşme, danışma, müzakere.
-
Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans
-
Bk. söyleşme
-
Speech. spoken. talking. talking. speaking. talk. chat. conversation. speech. address. allocution. causerie. delivery. discourse. harangue. interlocution. oration. spiel. utterance.
-
Conversation. speech. talk.
-
Conversation. speech. talk. speaking. lecture. discussion.
-
conductible
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|