Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > tel fırça nedir, tel fırça ne demek, tel fırçanın anlamı, ingilizcesi (tel fırça nnd)

tel fırça nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








tel fırça

  1. Tel ile yapılmış sert fırça.
  2. (en) Wire brush.

tel (nedir)

  1. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne.
  2. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne.
  3. İnsan saçını oluşturan ipçik
    Örnek: İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı. S. F. Abasıyanık
  4. Bu nesneden yapılmış veya bu biçimde olan.
  5. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif.
  6. Telgraf.
  7. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan,tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken.
  8. (en) Wire. wiry. wire. string. fiber. fibre. chord. thread.
  9. (en) Chord. cord. fibre. flex. kink. slack. staple. strand. string. thread. wire. fiber. single thread or hair. telegram.
  10. (en) Wire. filament. strand. string. thread. fiber. screening. screen cloth. mesh used for window and door screens. window screen. door screen. cord. telegram. feather. yarn. filar. film. file. chord. hairwire. cable. catgut. textile. telegraph. sleeve. fibre.
  11. (en) Trans Europe Line. 44 1425-471753.
  12. (en) Telephone. 905-773-4054. 2524-8176. or TEL. 998-8880 351-2130 fax: 351-2137.
  13. (en) Filament
  14. (al) Leuchtdraht
  15. (fr) Filament
  16. (kıs.) telegram, telegraph, telephone.

fırça (nedir)

  1. Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
    Örnek: Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor. R. H. Karay
  2. Resim yapma sanatı ve biçimi.
  3. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.
  4. Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç.
  5. Bk. kurum fırçası
  6. (en) Brush. whisk. scrub. tongue-lashing. rating. scolding.
  7. (en) Brush.
  8. (en) Paintbrush
  9. (fr) Pinceau

kurum fırçası (nedir)

  1. Kazanın duman borularını temizlemekte kullanılan tel fırça.

sert (nedir)

  1. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
    Örnek: Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. T. Buğra
  2. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
  3. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı.
  4. Güçlü kuvvetli
    Örnek: Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. M. Ş. Esendal
  5. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı.
  6. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
    Örnek: Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. M. Ş. Esendal
  7. Gönül kırıcı, katı, ters
    Örnek: ... sarardı, dudakları titredi, ama adam sert bir davranışla kadehi kadının eline tutuşturdu. H. E. Adıvar
  8. Hırçın, öfkeli, hiddetli, gönül kırıcı
  9. Sertlik özelliği gösteren.
  10. (en) Round
  11. (en) Hard. stiff. tough. strong. firm. sharp. strict. harsh. drastic. severe. violent. brutal. acrid. adamant. astringent. austere. bad. bitter. bossy. cast-iron. caustic. crusty. cutting. exact. exacting. fierce. flinty. forbidding. get-tough. granite. g.
  12. (en) Acrid. acrimonious. adamant. astringent. bad. bitter. boisterous. curt. dour. ferocious. firm. forbidding. fresh. grim. gruff. hard. harsh. heady. leathery. pungent. repressive. rigid. rigorous. rough. rude. scathing. severe. smart. starchy. steely. stern. stiff. stony. strict. strong. surly. tough. turbulent. uncharitable. unkind. vehement. violent. vitriolic. sharp. austere. violent. drastic. cutting. biting. hurtful. brusque. abrupt. strong. strong. acrid. pung.
  13. (en) Hard. harsh. rough. severe. sharp. tough. potent. austere. brisk. brusque. brutal. crabby. craggy. crusty. curt. draconian. drastic. fierce. forbidding. generous. gruff. heavy handed. high. hot. ill. keen. leathery. hard line. nipping. repressive. rigid.
  14. (en) Hard
  15. (en) Unshaded
  16. (en) Brisk, boisterous
  17. (en) Short
  18. (fr) Dur

wire (nedir)

  1. I., f. tel; telgraf teli; telgraf; at yarışı hedefi; f. tel ile bağlamak; elektrik tesisatı ile donatmak; k.dili. telgraf göndermek, telgraf çekmek, tellemek; tele geçirmek; tel tuzakla tutmak; kroke oyununda topu telin arkasına getirerek vurulmasma mâni olmak. wire brush tel fırça . wire cutter tel makası. wire entanglement ask. dikenli tel. mânia wire gauze tel örgü. wire glass telli cam. wire record ing. sesi tele alma usulü; tele alınmış ses. wire rope tel halat, tel kablo. wire service haber ajansı. barbed wire dikenli tel. get in under the wire son dakikada yetişmek. pull wires perde arkasından ipleri çekmek, slang. torpil patlatmak. send by wire telgrafla göndermek. wir'ing i. elektrik teli tertibatı.
  2. F. telle çevirmek, telle bağlamak, tel takmak, kablo döşemek, elektrik tesisatını yapmak, telgraf çekmek, telgrafla göndermek, kapana kıstırmak, tuzakla yakalamak

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)