|
tel dolap
-
Yanları ve kapağı ince delikli telden yapılmış dolap.
-
Meat safe.
-
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne.
-
Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne.
-
İnsan saçını oluşturan ipçik
Örnek:
İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı. S. F. Abasıyanık
-
Bu nesneden yapılmış veya bu biçimde olan.
-
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif.
-
Telgraf.
-
Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan,tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken.
-
Wire. wiry. wire. string. fiber. fibre. chord. thread.
-
Chord. cord. fibre. flex. kink. slack. staple. strand. string. thread. wire. fiber. single thread or hair. telegram.
-
Wire. filament. strand. string. thread. fiber. screening. screen cloth. mesh used for window and door screens. window screen. door screen. cord. telegram. feather. yarn. filar. film. file. chord. hairwire. cable. catgut. textile. telegraph. sleeve. fibre.
-
Trans Europe Line. 44 1425-471753.
-
Telephone. 905-773-4054. 2524-8176. or TEL. 998-8880 351-2130 fax: 351-2137.
-
Filament
-
Leuchtdraht
-
Filament
-
(kıs.) telegram, telegraph, telephone.
-
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya
Örnek:
Hemen aynalı dolabını açtı, en iyi çarşafını çıkararak acele giyinmeye başladı. P. Safa
-
Dönerek çalışan ve özellikle su çeken düzen.
-
Dönme dolap.
-
İstanbul bedesteninde dükkân.
-
Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
-
Düzen, hile, manevra.
-
Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık.
-
Storage cabinet, safe, vault
-
Cupboard. cabinet. closet. wardrobe. water-wheel. cabal. cheating. cuddy. dodge. dope. doubling. flimflam. frame-up. game. hutch. imposture. intrigue. jiggery-pokery. machination. machinations. maneuver. manoeuvre. ramp. repository. ruse. sell. trap.
-
Cheat. collusion. cupboard. game. intrigue. manoeuvre. scheme. sell. subterfuge. trick. trickery. wardrobe. water wheel. plot. monkey business. fridge. refrigerator. ice-box.
-
Cabinet. cage. cupboard. locker. rotor. turbine. wardrobe. waterwheel. whim. capstan. hoist. dolly. swift. shirpool. barrel. mill wheel. machine. mill. drum. flight. gin reel. rotary. dial. anger brace. safe. closet. deception. fetch. fixup. humbug. hutch.
-
Schrank
-
Armoire (à films)
-
Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü
Örnek:
Yolcuların girdiği iskele yanından kendini denize attı. M. Ş. Esendal
-
Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet
Örnek:
Yaşlı garson yanımıza geldi. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Yer.
-
Üst.
-
Birlikte, beraberinde olma
Örnek:
Bir ara acıkıp yanlarında getirdikleri ekmek peyniri yediler. N. Cumalı
-
Bedenin bir bölümü.
-
Üstte, altta, arkada veya önde olmayan.
-
İkinci derece olan.
-
(Kuramsal istatistik) (…) evrendeğerinin (…) kestiricisi için, (…) çıkarımı. Bu çıkarım artı, eksi ya da sıfır olabilir; sıfır ise, kestiriciyansızdır, ay. bak,yansız kestirici.
-
Ancillary. aslant. asquint. awry. collateral. flanking. lateral. parietal. side. sidelong. sideward. subordinate. awry. sidelong. flank. side. by-. bye-.
-
Ancillary. cockeyed. flank. lateral. part. side. sidelong. sideways. skew. place. vicinity. direction. auxiliary. subsidiary. askew.
-
Side. flank. neighbourhood. vicinity. diggings. behalf. edge. hand. sideways. sub. way.
-
Bias
-
Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.
-
Zayıf
Örnek:
Sarışın, kuru, ince bir kadındı. Y. K. Beyatlı
-
Taneleri ufak, iri karşıtı.
-
Küçük ayrıntıları çok olan, aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı.
-
Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
-
Tiz (ses), pes karşıtı
Örnek:
İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi. R. N. Güntekin
-
Hafif, gücü az
Örnek:
Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir. S. F. Abasıyanık
-
İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı
Örnek:
Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı. R. N. Güntekin
-
Thin. fine. slender. slim. delicate. fragile. refined. attenuate. brittle. civilized. courteous. dainty. graceful. gracile. gracious. keen. lean. nice. polite. precision. scarious. sharp. subtile. subtle. sylphish. sylphlike. sylphy. tenuous. urbane.
-
Attentive. bland. chivalrous. courteous. dainty. decent. delicate. diplomatic. elegant. exquisite. filmy. fine. genteel. gentle. gracious. grand. kind. nice. refined. slender. slight. subtle. sugary. thin. tricky. willowy. slim. graceful. sensitive. finely.
-
Delicate. fine. refined. slim. small. subtle. slender. in small pieces. intricate. graceful. sensitive. high-pitched. dainty. acetate. chiffon. civilized. cling film. cultivated. diplomatic. exquisite. flimsy. fragile. nice. papery. precarious. se.
-
Vaporous
-
Tricky, trickish, tricksy, delicate
-
Attic
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|