Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tekdir etmek nedir, tekdir etmek ne demek (tekdir etmek nnd)

tekdir etmek nedir, tekdir etmek ne demek?

tekdir etmek

  1. Azarlamak, paylamak.
  2. (en) To reprimand, to chide.

tekdir (nedir ne demek)

  1. Azarlama, paylama
    Örnek: Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş... M. Ş. Esendal
  2. Bk. kınama
  3. (en) Reprimand.
  4. (en) Severe reproof.
  5. (en) Upbraiding.
  6. (en) Dressing down.
  7. (en) Punishment.
  8. (en) Rating.
  9. (en) Reprehension.
  10. (en) Reproval.
  11. (en) Setdown.

kınama (nedir ne demek)

  1. Kınamak işi, ayıplama, takbih.
  2. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi.
  3. (en) Disapproval.
  4. (en) Obloquy.
  5. (en) Flak.
  6. (en) İndignation.
  7. (en) Reprobation.
  8. (en) Stricture.
  9. (en) Adverse criticism.
  10. (en) Decrial.
  11. (en) Scolding, reprimand.
  12. (en) Reproach.
  13. (en) Blame.
  14. (en) Criticism.
  15. (en) Animadversion.
  16. (en) Castigation.
  17. (en) Censure.
  18. (en) Condemnation.
  19. (en) Denouncement.
  20. (en) Denunciation.
  21. (en) Disapprobation.
  22. (en) Reprehension.
  23. (en) Reprimand.
  24. (en) Reproof.
  25. (en) Reproval.
  26. (en) Strafing.
  27. (en) Strictures.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

azarlamak (nedir ne demek)

  1. Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
  2. (en) Give the stick.
  3. (en) Give smb.
  4. (en) Hell.
  5. (en) Beans.
  6. (en) Lecture.
  7. (en) Rebuke.
  8. (en) Reprehend.
  9. (en) Reprove.
  10. (en) Upbraid.
  11. (en) To scold.
  12. (en) Slash.
  13. (en) To give sb a bit of one's mind.
  14. (en) Blame.
  15. (en) Call down.
  16. (en) Carpet.
  17. (en) Castigate.
  18. (en) Chew up.
  19. (en) Rap smb.
  20. (en) Over the knuckles.
  21. (en) Tell smb.
  22. (en) One's mind.
  23. (en) Call smb.
  24. (en) Over the coals.
  25. (en) Light into.
  26. (en) Give a piece of one's mind.
  27. (en) Peck at smb.
  28. (en) Reprimand.
  29. (en) Reproach.
  30. (en) Admonish.
  31. (en) Chide.
  32. (en) Scold.
  33. (en) Baste.
  34. (en) Bawl out.
  35. (en) Berate.
  36. (en) To rebuke.
  37. (en) To reproach.
  38. (en) To lecture.
  39. (en) To reprimand.
  40. (en) To tell off.
  41. (en) To blow sb up.
  42. (en) To tear sb off a strip.
  43. (en) To take sb to task.
  44. (en) To haul sb over the coals.
  45. (en) To bawl sb out.
  46. (en) To give sb a rocket.
  47. (en) To come down on.
  48. (en) To dress sb down.
  49. (en) To give sb a rap on/over.
  50. (en) To take a person to cleaners.
  51. (en) Crab.
  52. (en) Dress sb down.
  53. (en) Flay.
  54. (en) Hold sth against sb.
  55. (en) Lambaste.
  56. (en) Let rip.

paylamak (nedir ne demek)

  1. Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak
  2. (en) Lecture.
  3. (en) Reprehend.
  4. (en) Reprove.
  5. (en) Scold.
  6. (en) Berate.
  7. (en) Call down.
  8. (en) Castigate.
  9. (en) To take a person to cleaners.
  10. (en) Upbraid.
  11. (en) To scold.
  12. (en) To flay.
  13. (en) To lecture.
  14. (en) To rebuke.
  15. (en) To take sb to task.
  16. (en) To tell sb off.
  17. (en) To tear sb off a strip.
  18. (en) To tick sb off.
  19. (en) To reprehend.
  20. (en) To reprove azarlamak.
  21. (en) Flay.
  22. (en) Rebuke.
  23. (en) Remonstrate.
  24. (en) To make representations.
  25. (en) Take to task.
  26. (en) Upbraid sb.
  27. (en) Whip.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011