|
tek
-
Eşi olmayan, biricik, yegâne
Örnek:
Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir. Y. Z. Ortaç
-
Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
Örnek:
Dirseği hafifçe dizime dokunuyor ve bir saçı, bir tek tel saçı kaşının ucuna sürünüyordu. M. Ş. Esendal
-
Bir kadeh içki.
-
Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
-
Yalnızca.
-
Hiç, hiçbir
Örnek:
Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik. R. H. Karay
-
İki ile bölünemeyen (sayı).
-
Sessiz, hareketsiz, uslu.
-
Biricik, eşi olmayan.
-
Only. single. unique. one. solitary. odd. individual. exclusive. lone. singular. sole. one and only. single. one. fellow. mono-. uni-. homo-. homeo-. homoeo-.
-
İndividual. isolated. lone. odd. one. only. particular. single. singular. sole. solitary. solo. unique. alone. merely. odd. single thing. a single thing. only once.
-
A Siberian ibex.
-
Mono. odd. single. one. only. sole. solitary. unique. unrivaled. inimitable. exclusive. individual. simple. uneven. unit. unitary.
-
uneven
-
mono
-
Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzer
Örnek:
Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun. Ö. Seyfettin
-
Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika
-
Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
-
İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner.
-
Kuma, ortak.
-
Arkadaş.
-
Etene.
-
1. Etene. 2. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
-
Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocuklaeş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar.
-
Equal. similar. matching. identic. identical. coequal. correspondent. corresponding. duplicate. fellow. spousal. dutch. one of a pair. match. pair. couple. partner. spouse. husband. wife. better half. placenta. coequal. companion. compeer. consort. c.
-
Companion. consort. double. equal. husband. image. match. partner. peer. spouse. wife.
-
Peer. fellow. match. spouse. one of a pair. mate. husband. wife. analogue. counterpart. doublet. twin end. tally. concurrent. matched. symmetric. identical. level. homologous. colleague. comrade. equal. conjugate. duplicate. battered wife. companion. comp.
-
placenta
-
placenta
biricik(nedir ne demek)
-
Eşi benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne
Örnek:
Biricik sevdiğim şey musiki. S. F. Abasıyanık
-
Tek, eşsiz, çok sevilen, benzeri olmayan.
-
Unique. only. one and only. single. sole. well-beloved. dearie. deary.
-
Only. unique. sole.
-
Unique. the only.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|