Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tecavüz etmek nedir, tecavüz etmek ne demek (tecavüz etmek nnd)

tecavüz etmek nedir, tecavüz etmek ne demek?

tecavüz etmek

  1. Saldırmak, hücum etmek; aşmak, geçmek.
  2. (en) [tecavüz etmek] rape, attack, abuse, aggress, assault, break into, encroach, encroach on, entrench upon, impinge, infringe, interfere with, intrude, outrage, ravish, shame, trench on, trench upon, violate.
  3. (en) Rape, attack, abuse, aggress, assault, break into, encroach, encroach on, entrench upon, impinge, infringe, interfere with, intrude, outrage, ravish, shame, trench on, trench upon, violate.
  4. (en) Trespass.
  5. (en) Overstep.

tecavüz (nedir ne demek)

  1. Hücum etme, saldırma, saldırı, saldırış
    Örnek: Çekler bir Alman tecavüzü karşısında mutlaka silaha sarılacaklardır. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Namusuna saldırma, sarkıntılık.
  3. Başkasının hakkına el uzatma.
  4. Aşma, ötesine geçme.
  5. Taşkınlık, saldırı. ~ ün (müdâhalenin) men'i da ‘vâsi: taşkınlığın, elatmanın giderilmesi arancı, dilemi.
  6. (en) Desecration.
  7. (en) Rape, aggression, breaking in, assault, desecration, encroachment, incursion, infraction, infringement, inroad, intrusion, invasion, offence [Brit.], offense, outrage, an outrage upon decency, violence.
  8. (en) Assault.
  9. (en) İntrusion.
  10. (en) Aggression.
  11. (en) Attack.
  12. (en) İnvasion.
  13. (en) Transgression.
  14. (en) Excess.
  15. (en) Rape.
  16. (en) İnfringement.
  17. (en) Violation.
  18. (en) Encroachment.
  19. (en) Abuse.
  20. (en) Trespass.
  21. (en) Violence.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

saldırmak (nedir ne demek)

  1. Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek
    Örnek: Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı. H. C. Yalçın
  2. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak.
  3. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek.
  4. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak.
  5. Etkisiyle eritmek.
  6. (en) Light into.
  7. (en) Engage.
  8. (en) Molest.
  9. (en) Tackle.
  10. (en) To assail.
  11. (en) To assault sb / sth.
  12. (en) To rush.
  13. (en) To attack.
  14. (en) Sally out.
  15. (en) Swoop, swoop on, swoop down.
  16. (en) Attack.
  17. (en) Jump on.
  18. (en) Rush.
  19. (en) Fly at.
  20. (en) Run at.
  21. (en) Thrust.
  22. (en) Lash into.
  23. (en) Aggress.
  24. (en) Assail.
  25. (en) Assault.
  26. (en) Ride atilt at smb.
  27. (en) Run atilt at smb.
  28. (en) Charge.
  29. (en) Come at.
  30. (en) Come down on.
  31. (en) Come for.
  32. (en) Come on.
  33. (en) Come upon.
  34. (en) Make a dash.
  35. (en) Descend.
  36. (en) Fall on.
  37. (en) Fly at smb.
  38. (en) Fly out at.
  39. (en) To charge.
  40. (en) To charge at.
  41. (en) To act on.
  42. (en) To dissolve.
  43. (en) Carve up.
  44. (en) Dash.
  45. (en) Go at.
  46. (en) Hammer.
  47. (en) İnvade.
  48. (en) Lay about one.
  49. (en) Lay on.
  50. (en) Make at.
  51. (en) Make for.
  52. (en) Push.
  53. (en) Ramp.
  54. (en) Sally.
  55. (en) Set about.
  56. (en) Tear into.
  57. (en) Tilt at.

hücum (nedir ne demek)

  1. Saldırma, saldırı, saldırış
    Örnek: Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı / Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı. Y. K. Beyatlı
  2. Üşüşme, bir yere toplanma.
  3. "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
  4. Sert eleştiri.
  5. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılan akın, hamle.
  6. Bk. akın
  7. (en) Assault.
  8. (en) Onset.
  9. (en) Rushing together.
  10. (en) Verbal attack.
  11. (en) Bully.
  12. (en) Attack.
  13. (en) Breakthrough.
  14. (en) Onrush.
  15. (en) Push.
  16. (en) Sortie.
  17. (en) Charge.
  18. (en) Storming.
  19. (en) Rush.
  20. (en) Strong criticism.
  21. (en) Aggression.
  22. (en) At them.
  23. (en) İncursion.
  24. (en) Onslaught.
  25. (en) Pressure.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014