Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > teşkil etmek nedir, teşkil etmek ne demek (teşkil etmek nnd)

teşkil etmek nedir, teşkil etmek ne demek?

teşkil etmek

  1. Oluşturmak, ortaya çıkarmak.
  2. (en) Constitute.

teşkil (nedir ne demek)

  1. Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme
    Örnek: Daha düne kadar teşkiline o kadar şiddetle karşı koyduğu bir teşebbüse şimdi neden kendisini önayak etmek istiyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Oluşum.
  3. Örgütleme.
  4. (en) Formation.
  5. (en) Organization.
  6. (en) Forming.
  7. (en) Organizing.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

oluşturmak (nedir ne demek)

  1. Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek
    Örnek: Bu kahraman orduyu doğuran ve oluşturan bu millet var oldukça: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak! B. Felek
  2. (en) Build.
  3. (en) To form.
  4. (en) Call into being.
  5. (en) Develop.
  6. (en) Create.
  7. (en) Compose.
  8. (en) Form.
  9. (en) Spawn.
  10. (en) Carve out.
  11. (en) Constitute.
  12. (en) Effectuate.
  13. (en) Forge.
  14. (en) Generate.
  15. (en) Make up.
  16. (en) To constitute.
  17. (en) To compose.
  18. (en) To make up.

çıkarmak (nedir ne demek)

  1. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
    Örnek: Cebinden maroken kaplı bir defter çıkardı. Ö. Seyfettin
  2. Sonunu getirmek.
  3. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek.
  4. Bulmak, ortaya koymak.
  5. Hatırlamak
    Örnek: Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. N. Cumalı
  6. Döküntülü hastalığa tutulmak.
  7. Çok hoşlanmak
    Örnek: Lezzetini çıkara çıkara hikâyesine devam ediyordu. R. H. Karay
  8. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek.
  9. (en) Take out.
  10. (en) Deduct.
  11. (en) Subtract.
  12. (en) Remove.
  13. (en) Divest.
  14. (en) Throw out.
  15. (en) Abstract.
  16. (en) Cast.
  17. (en) Discharge.
  18. (en) Disengage.
  19. (en) Drop.
  20. (en) Excite.
  21. (en) To remove.
  22. (en) To raise.
  23. (en) To derive.
  24. (en) To deduce.
  25. (en) To decipher.
  26. (en) To subtract.
  27. (en) To work off one's anger on.
  28. (en) Belch.
  29. (en) Dislocate.
  30. (en) Put off.
  31. (en) Tide over.
  32. (en) Uncase.
  33. (en) Pay off.
  34. (en) Wreak.
  35. (en) Enact.
  36. (en) Displace.
  37. (en) Exclude.
  38. (en) Make out.
  39. (en) Eliminate.
  40. (en) Unfix.
  41. (en) Expel.
  42. (en) Extract.
  43. (en) Doff.
  44. (en) Bring out.
  45. (en) Publish.
  46. (en) Print out.
  47. (en) Bare.
  48. (en) Blank.
  49. (en) Bruit about.
  50. (en) Delete.
  51. (en) Derive.
  52. (en) Disconnect.
  53. (en) Dislodge.
  54. (en) Dismantle.
  55. (en) Draw off.
  56. (en) Draw.
  57. (en) Omit.
  58. (en) Poke.
  59. (en) Shed.
  60. (en) Slip.
  61. (en) Sprout.
  62. (en) To take out.
  63. (en) To put out.
  64. (en) To get out.
  65. (en) To get off.
  66. (en) To extract.
  67. (en) To abstract.
  68. (en) To mine.
  69. (en) To take off.
  70. (en) To remember.
  71. (en) To place anımsamak.
  72. (en) Hatırlamak.
  73. (en) To find.
  74. (en) To find out.
  75. (en) To discover.
  76. (en) To make out.
  77. (en) To figure out.
  78. (en) To get.
  79. (en) To dislodge.
  80. (en) To remove gidermek.
  81. (en) To expel.
  82. (en) To dismiss.
  83. (en) To excrete.
  84. (en) To omit.
  85. (en) To leave out.
  86. (en) To cross sth out.
  87. (en) To cross sth off.
  88. (en) To delete.
  89. (en) To dislocate.
  90. (en) To displace.
  91. (en) To publish.
  92. (en) To get sth out yayımlamak.
  93. (en) To produce.
  94. (en) To bring out.
  95. (en) To emit.
  96. (en) To send out.
  97. (en) To exhale.
  98. (en) To give sth off.
  99. (en) To cause.
  100. (en) To raise neden olmak.
  101. (en) Yol açmak.
  102. (en) To issue.
  103. (en) To subtract tarh etmek.
  104. (en) To deduct.
  105. (en) To eliminate.
  106. (en) To vomit.
  107. (en) To bring sth up.
  108. (en) To throw up.
  109. (en) To spew.
  110. (en) To offer sunmak.
  111. (en) To have.
  112. (en) To play by ear.
  113. (en) To cut.
  114. (en) To stick sth out.
  115. (en) To get through to sb.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011