Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tazim etmek nedir, tazim etmek ne demek (tazim etmek nnd)

tazim etmek nedir, tazim etmek ne demek?

tazim etmek

  1. Saygı göstermek, ululamak.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tazi, tazib, tazibat, tazibi ruh, taziboncuğu, tazim, tazimat, tazip, taziye, taziyet

tazim (nedir ne demek)

  1. Saygı gösterme, ululama.
  2. (en) Revering.
  3. (en) Homage.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

saygı göstermek (nedir ne demek)

  1. Saymak, değer vermek.
  2. (en) Observe.
  3. (en) Respect.
  4. (en) Esteem.
  5. (en) To esteem.
  6. (en) Venerate.
  7. (en) To respect.
  8. (en) To behave respectfully.
  9. (en) Admire.
  10. (en) Esteem highly.
  11. (en) Honour.

saygı (nedir ne demek)

  1. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram
    Örnek: İnsanlara saygıyı yitirdin mi yandın bittin, on paralık oldun demektir. Y. Kemal
  2. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.
  3. Bir kişiye, bir düşünüşe, bir eyleme, bir başarıya yüksek değer vermekten doğan özel bir duygu, // Özellikle ahlâk değerlerine karşı duyulur. Ahlâk felsefesinde Kant'la önem kazanmıştır. Kant ahlâkın temelini ahlâk yasasınasaygıda bulur.
  4. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı dolayısıyla bir kimseye veya bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya neden olan sevgi duygusu.
  5. (en) Respect.
  6. (en) Regard.
  7. (en) Honour.
  8. (en) Consideration hürmet.
  9. (en) İhtiram.
  10. (en) Courtesy.
  11. (en) Duty.
  12. (en) Golden opinion.
  13. (en) Consideration.
  14. (en) Esteem.
  15. (en) Obeisance.
  16. (en) Compliment.
  17. (en) Deference.
  18. (en) Estimation.
  19. (en) Homage.
  20. (en) Piety.
  21. (en) Veneration.
  22. (en) Thoughtfulness.
  23. (en) Reverence.
  24. (fr) Respect

göstermek (nedir ne demek)

  1. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak.
  2. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek.
  3. Belirtmek, anlatmak.
  4. Bir şeyin etkisi altında tutulmak.
  5. Kanıtla inandırmak.
  6. Öğretmek, açıklamak.
  7. Yapmasını söylemek, görevlendirmek.
  8. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
    Örnek: Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol! R. N. Güntekin
  9. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
  10. (en) Exhibit, screen, show, project, present.
  11. (en) Show.
  12. (en) Point.
  13. (en) Evince.
  14. (en) Exemplify.
  15. (en) Express.
  16. (en) Present.
  17. (en) Promise.
  18. (en) Record.
  19. (en) To show.
  20. (en) To make sth visible.
  21. (en) To demonstrate.
  22. (en) To evidence.
  23. (en) To expose.
  24. (en) Run.
  25. (en) Adduce.
  26. (en) Speak.
  27. (en) İndicate.
  28. (en) Point out.
  29. (en) Display.
  30. (en) Exhibit.
  31. (en) Demonstrate.
  32. (en) Prove.
  33. (en) Put forth.
  34. (en) Teach.
  35. (en) Betoken.
  36. (en) Denote.
  37. (en) Depict.
  38. (en) Designate.
  39. (en) Disclose.
  40. (en) Evidence.
  41. (en) Exercise.
  42. (en) Expose.
  43. (en) Hold up.
  44. (en) İnitiate.
  45. (en) İntroduce.
  46. (en) Look.
  47. (en) Manifest.
  48. (en) Point to.
  49. (en) Produce.
  50. (en) Represent.
  51. (en) Set out.
  52. (en) Reflect.
  53. (en) Register.
  54. (en) Reveal.
  55. (en) Suggest.
  56. (en) Tell.
  57. (en) Tinge.
  58. (en) Witness.
  59. (en) To instruct.
  60. (en) To teach.
  61. (en) To assign.
  62. (en) To set off.
  63. (en) To display.
  64. (en) To indicate.
  65. (en) To figure.
  66. (en) To manifest.
  67. (en) To exhibit.
  68. (en) To represent.
  69. (en) To illustrate.
  70. (en) To point.
  71. (en) To prove.
  72. (en) To exe.
  73. (al) Projezieren, vorführen, wiedergeben
  74. (fr) Projeter, montrer, présenter

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010