tazece ne demek?
- Tazeye yakın, taze gibi.
taze
- Bozulmamış, bayatlamamış olan
- Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
- Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı
- Yeni, zamanı geçmemiş
- Genç kadın
- Yeni, körpe, genç.
- körpe, genç
- Yeni kesilmiş, bayatlamamış, taravetli, buruşmamış.
Tender.
Crisp.
taze balık
Fresh fish
