|
tay tay arabası
-
Küçük çocukları yürümeye alıştıran dört tekerlekli araç, yürüteç.
-
Go cart
-
Üç yaşına kadar olan at yavrusu.
-
Denk, eşit, eş.
-
Hayvanın bir yanındaki yük.
-
Bir takımyıldızın adı.
-
Bir yaşından küçük her iki cinsiyetteki genç atlara verilen ad.
-
Eşit, denk, yaşıt.
-
Tek, eşsiz.
-
Yan, taraf.
-
Toy.
-
Atın yavrusu.
-
Çift olan şeyin teki.
-
Çocuk.
-
Colt. foal.
-
Colt. foal. counterpoise. equal. peer.
-
A branch of the Tai languages.
-
Colt. filly.
-
foal
-
Petit Cheval
-
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
Örnek:
Ve arabayı dörtnala ileri sürdü. H. Taner
-
Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
-
Sirkin barınma ve çeşitli çalışma yerleri olarak kullanılanaraba.arabalar bir yerden başka bir yere gitmede de kolaylık sapar.
-
Car. automobile. motorcar. cart. carriage. auto. autocar. gharry. motor. wheel.
-
Automobile. car. carriage. motorcar. auto. vehicle. cart. wagon.
-
A wagon or cart, usually heavy and without springs, and often covered.
-
Car. automobile. automobile. machine.
-
wagon
-
char
-
Araba, Ortadoğuâda yaygın olan tekerlekli at arabası; Türkiyeâde ve Küçük Asyaâda kullanılan öküz veya atlar tarafından çekilen yük arabası
-
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
Örnek:
Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm. M. Ş. Esendal
-
Yaşı daha az olan
-
Niceliği az olan
-
Niteliği aşağı olan, bayağı.
-
Geri aşamada.
-
Değersiz, önemsiz
-
Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
-
Kısık, parlak olmayan(ses)
-
Small. little. minor. mini. petty. petit. slight. younger. young. baby. junior. bantam. fiddling. not healthy. inconsiderable. minuscule. niggardly. one-horse. paltry. peanut. piccolo. piddling. poky. remote. snug. tiddly. trifling. trivial. undersiz.
-
Compact. fine. inconsiderable. junior. kid. little. mini. minor. petty. piddling. poky. scrubby. skimpy. slight. small. young. insignificant. child.
-
Minor. small-minded. low-ranking. miniature. small scale.
-
minor
çocuk(nedir ne demek)
-
Küçük yaştaki oğlan veya kız
Örnek:
Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
-
Soy bakımından oğul veya kız, evlat
Örnek:
Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
-
Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
Örnek:
Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
-
Genç erkek.
-
Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
-
Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
-
Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
-
Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
-
İnfant. junior. infantile. child. kid. youngster. baby. infant. son. brat. chit. juvenile. mite. moppet. seed. paed-.
-
Child. kid. youngster.
-
Child. infant. chap. chit. kiddie kiddy. mite. nipper. scion. youngster.
-
child
-
nipper
-
bairn
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|