Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tay tay arabası nedir, tay tay arabası ne demek, tay tay arabasıın anlamı, ingilizcesi (tay tay arabası nnd)

tay tay arabası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






tay tay arabası

  1. Küçük çocukları yürümeye alıştıran dört tekerlekli araç, yürüteç.
  2. (en) Go cart

tay (nedir ne demek)

  1. Üç yaşına kadar olan at yavrusu.
  2. Denk, eşit, eş.
  3. Hayvanın bir yanındaki yük.
  4. Bir takımyıldızın adı.
  5. Bir yaşından küçük her iki cinsiyetteki genç atlara verilen ad.
  6. Eşit, denk, yaşıt.
  7. Tek, eşsiz.
  8. Yan, taraf.
  9. Toy.
  10. Atın yavrusu.
  11. Çift olan şeyin teki.
  12. Çocuk.
  13. (en) Colt. foal.
  14. (en) Colt. foal. counterpoise. equal. peer.
  15. (en) A branch of the Tai languages.
  16. (en) Colt. filly.
  17. (en) foal
  18. (fr) Petit Cheval

araba  US UK (nedir ne demek)

  1. Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı
    Örnek: Ve arabayı dörtnala ileri sürdü. H. Taner
  2. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
  3. Sirkin barınma ve çeşitli çalışma yerleri olarak kullanılanaraba.arabalar bir yerden başka bir yere gitmede de kolaylık sapar.
  4. (en) Car. automobile. motorcar. cart. carriage. auto. autocar. gharry. motor. wheel.
  5. (en) Automobile. car. carriage. motorcar. auto. vehicle. cart. wagon.
  6. (en) A wagon or cart, usually heavy and without springs, and often covered.
  7. (en) Car. automobile. automobile. machine.
  8. (en) wagon
  9. (fr) char
  10. Araba, OrtadoğŸu’da yaygın olan tekerlekli at arabası; Türkiye’de ve Küçük Asya’da kullanılan öküz veya atlar tarafından çekilen yük arabası

küçük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı
    Örnek: Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm. M. Ş. Esendal
  2. Yaşı daha az olan
  3. Niceliği az olan
  4. Niteliği aşağı olan, bayağı.
  5. Geri aşamada.
  6. Değersiz, önemsiz
  7. Büyümesini, gelişmesini henüz tamamlamış olan
  8. Kısık, parlak olmayan(ses)
  9. (en) Small. little. minor. mini. petty. petit. slight. younger. young. baby. junior. bantam. fiddling. not healthy. inconsiderable. minuscule. niggardly. one-horse. paltry. peanut. piccolo. piddling. poky. remote. snug. tiddly. trifling. trivial. undersiz.
  10. (en) Compact. fine. inconsiderable. junior. kid. little. mini. minor. petty. piddling. poky. scrubby. skimpy. slight. small. young. insignificant. child.
  11. (en) Minor. small-minded. low-ranking. miniature. small scale.
  12. (en) minor

çocuk(nedir ne demek)

  1. Küçük yaştaki oğlan veya kız
    Örnek: Çocuğun bir sütninesi vardı. R. H. Karay
  2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat
    Örnek: Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış. B. R. Eyuboğlu
  3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
    Örnek: Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti. B. R. Eyuboğlu
  4. Genç erkek.
  5. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
  6. Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse.
  7. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.
  8. Bebeklik çağı ile erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan insan.
  9. (en) İnfant. junior. infantile. child. kid. youngster. baby. infant. son. brat. chit. juvenile. mite. moppet. seed. paed-.
  10. (en) Child. kid. youngster.
  11. (en) Child. infant. chap. chit. kiddie kiddy. mite. nipper. scion. youngster.
  12. (en) child
  13. (en) nipper
  14. (en) bairn

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük