Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır nedir, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır ne demek (tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır nnd)

tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır nedir, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır ne demek?

tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır

  1. Gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.
  2. (en) Kindness does more than harshness.

tatlı (nedir ne demek)

  1. Şeker tadında olan.
  2. Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen.
  3. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek.
  4. Sinirlendirmeden, hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla.
  5. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren
    Örnek: Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı. Y. Z. Ortaç
  6. Lezzetli.
  7. Hoşa giden, şirin.
  8. (en) Silky, silken.
  9. (en) Sweet.
  10. (en) Agreeable.
  11. (en) Amiable.
  12. (en) Beautiful.
  13. (en) Blancmange.
  14. (en) Delightful.
  15. (en) Dulcet.
  16. (en) Fruity.
  17. (en) Honeyed.
  18. (en) Honied.
  19. (en) Luscious.
  20. (en) Mellifluent.
  21. (en) Mellifluous.
  22. (en) Mellow.
  23. (en) Pleasant.
  24. (en) Saccharine.
  25. (en) Sapid.
  26. (en) Smooth.
  27. (en) Soft.
  28. (en) Suave.
  29. (en) Subtile.
  30. (en) Subtle.
  31. (en) Sugary.
  32. (en) Toothsome.
  33. (en) Dessert.
  34. (en) Sweeties.
  35. (en) Afters.
  36. (en) Appealing.
  37. (en) Benign.
  38. (en) Confectionery.
  39. (en) Dainty.
  40. (en) Darling.
  41. (en) Fresh.
  42. (en) Genial.
  43. (en) Gentle.
  44. (en) Goody.
  45. (en) Gorgeous.
  46. (en) Grand.
  47. (en) Melodic.
  48. (en) Melodious.
  49. (en) Musical.
  50. (en) Nice.
  51. (en) Pleasing.
  52. (en) Prepossessing.
  53. (en) Pretty.
  54. (en) Tasty.
  55. (en) Delicious.
  56. (en) Mild.
  57. (en) Quiet.
  58. (en) Sociable.

dil (nedir ne demek)

  1. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı
    Örnek: Ağzımı dolduran kocaman dil, kelimelere yer bırakmıyor ki... Y. Z. Ortaç
  2. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban
    Örnek: Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu. S. F. Abasıyanık
  3. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi
    Örnek: Halk dilinin günebakan ismini verdiği bu çiçek, güneşe âşıktır. H. S. Tanrıöver
  4. Belli durumlara, mesleklere, konulara özgü dil.
  5. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.
  6. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili
    Örnek: Birkaç dilim ekmek, ince bir iki dilim peynir veya dil, bazen de haşlanmış bir sebze yemeği. S. F. Abasıyanık
  7. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası.
  8. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı.
  9. Gönül, yürek.
  10. Ağız boşluğunda bulunan, çizgili kaslardan oluşmuş, lokmanın biçimlenmesinde, yutma, tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ, glossa, lingua.
  11. Tat alma organı.
  12. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için sözcüklerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma.
  13. Tutsak, esir.
  14. Körfez, koy.
  15. (en) Two parallel rows of connection holes on a PCB Also, the type of connector used with this array.
  16. (en) Parlance.
  17. (en) Language.
  18. (en) Speech.
  19. (en) Tongue.
  20. (en) Clapper.
  21. (en) Lingo.
  22. (en) Neck.
  23. (en) Spit.
  24. (en) Promontory.
  25. (en) Point.
  26. (en) Bolt of a lock.
  27. (en) İndex of a balance.
  28. (en) Prominence.
  29. (en) Dataphor Interface Language An XML format for describing user interfaces independent of the platform on which they will be realized.
  30. (en) Dilate Dx diagnosis.
  31. (en) Dual in line package: simplest type of plastic package where the I/O's are found on either side of the package.
  32. (en) Dual-In-Line Refers to component shape with two parallel rows of connection leads Syn: DIP.
  33. (en) Ate:.
  34. (la) Lingua Dgr.: Yun. glossa

gönül alıcı (nedir ne demek)

  1. (en) Conciliatory, suasive.

gönül (nedir ne demek)

  1. Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı
    Örnek: Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi. O. S. Orhon
  2. İstek, arzu.
  3. Duygu bağlılığı yetisi: duygunun bağlılık, birliktelik duyuran kavrayıcılığı.
  4. (Gizemcilikte) Kişiyi Tanrı'yla, insanla ve dünyayla içten bir ilişki içine koyan, ruhun derinliklerindeki güç.
  5. (Geniş anlamda) Duyguların, ruhsal kıpırdanmaların, iç çabaların taşıyıcısı.
  6. (en) Breast.
  7. (en) Willingness.
  8. (en) Heart.
  9. (en) Soul.
  10. (en) Feelings.
  11. (en) Mind.
  12. (en) İnclination.
  13. (en) Desire.

alıcı (nedir ne demek)

  1. Satın almak isteyen kimse, müşteri.
  2. Kendisine bir şey gönderilen kimse.
  3. Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt.
  4. Almaç.
  5. Görüntüleri alan cihaz, kamera.
  6. Azrail.
  7. Işığı, elektro-manyetik dalgaları alıp değerlendiren araç. Göz, fotoğraf plağı, radyo, radyo ırakgörürü gibi.
  8. Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi.
  9. Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç.
  10. Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek.
  11. Caméra (de télévision), caméra électronique, caméra vidéo
  12. Appareil de prise de vues, caméra (cinématographique), ciné caméra,
  13. Kamera, Fernsehkamera, elektronische Kamera (Fernsehkamera)
  14. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. TV
  15. Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılıalıcı çeşidi.
  16. Kendisine kan verilen birey.
  17. Embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient.
  18. Duygulu, içli, alıngan.
  19. Atmac.
  20. (en) Camera, motion picture camera, cinema camera, movie camera, film camera,.
  21. (en) Emptor.
  22. (en) Film camera.
  23. (en) Getter.
  24. (en) Motion picture camera.
  25. (en) Perquisitor.
  26. (en) Sink.
  27. (en) Shopper.
  28. (en) Recipient.
  29. (en) Consumer.
  30. (en) Buyer.
  31. (en) Camera, television camera, electron camera, electronic camera.
  32. (en) Customer.
  33. (en) Purchaser.
  34. (en) Client.
  35. (en) Taker.
  36. (en) Addressee.
  37. (en) Receiver.
  38. (en) Receiving set.
  39. (en) Acceptor.
  40. (en) Accepter.
  41. (en) Consignee.
  42. (en) Distributee.
  43. (en) Pickup.
  44. (en) Sounder.
  45. (en) Vendee.
  46. (en) Wireless receiving set.
  47. (en) Wireless set.
  48. (al) Empfänger
  49. (fr) Récepteur

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.014