Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tasfiye etmek nedir, tasfiye etmek ne demek (tasfiye etmek nnd)

tasfiye etmek nedir, tasfiye etmek ne demek?

tasfiye etmek

  1. Arıtmak, temizlemek; işine son vermek.
  2. (en) Sell off, sell out.

tasfiye (nedir ne demek)

  1. Arıtma, ayıklama, temizleme.
  2. Özleştirme.
  3. Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması vb. sebepler üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara, ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi, likidasyon.
  4. Türlü sebeplerle birçok kimsenin görevine son verme.
  5. Bir işletmenin batması veya kapanması durumunda, varlıklarının satılarak alacaklılara dağıtılması.
  6. Arıtım, arıtma. ~ etmek: arıtmak.
  7. Bk. yıktırım
  8. (en) Liquidatation, liquidation, winding-up.
  9. (en) Clearance.
  10. (en) Liquidation.
  11. (en) Close-Out.
  12. (en) Purification.
  13. (en) Settlement.
  14. (en) Refinement.
  15. (en) Cleanup.
  16. (en) Combout.
  17. (en) Dissolution.
  18. (en) House-Cleaning.
  19. (en) Purge.
  20. (en) Takeout.
  21. (en) Winding-Up.
  22. (en) Rectification.
  23. (en) Discharge.
  24. (en) Elimination.
  25. (en) Winding up.
  26. (en) Refining.
  27. (en) Doing away with.
  28. (en) Clarification.
  29. (en) Freshening.
  30. (en) Distillation.
  31. (en) Sublimation.
  32. (en) Salvage.
  33. (en) Clearing.
  34. (en) Reducing.
  35. (en) Redu.

yıktırım (nedir ne demek)

  1. 1 - Bir yeniden bayındırma etkinliğinin gereği olarak ya da yarattığı çekince, eskime gibi nedenlerle bir yapının yerine daha sağlam, daha iyi bir yapı yapmak üzere yıkılması, ortadan kaldırılması. 2 - Bu nitelikteki yapılardan oluşan bir kent kesimindeki bütün yapıların, bu amaçla yıktırılması.
  2. (en) Demolition.
  3. (fr) Démolition

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

arıtmak (nedir ne demek)

  1. Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak.
  2. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
  3. Tasfiye etmek.
  4. (en) Clarify.
  5. (en) Purge.
  6. (en) Purify.
  7. (en) Sublimate.
  8. (en) Rectify.
  9. (en) Refine.
  10. (en) To purify.
  11. (en) To clean.
  12. (en) To cleanse.
  13. (en) To refine.
  14. (en) To rectify.

temizlemek (nedir ne demek)

  1. Arıtmak
    Örnek: Yeşil alanların, parkların, koruların klorofili kirli havayı süzer, temizler. H. Taner
  2. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak.
  3. Bitirmek, tüketmek.
  4. Vücudunu ortadan kaldırmak, öldürmek, yok etmek
    Örnek: İntihar etmeden önce de yargıcı temizleyecekti. Ç. Altan
  5. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak.
  6. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.
  7. (en) Depurate.
  8. (en) Brush.
  9. (en) Remove.
  10. (en) Scrape.
  11. (en) Square.
  12. (en) To clean.
  13. (en) To clean sth up.
  14. (en) To get rid of.
  15. (en) To eliminate.
  16. (en) To rob.
  17. (en) To clean out.
  18. (en) To clean sb out.
  19. (en) Flush.
  20. (en) Expurgate.
  21. (en) Clean.
  22. (en) Clean up.
  23. (en) Cleanse.
  24. (en) Purify.
  25. (en) Clarify.
  26. (en) Clear.
  27. (en) Bump off.
  28. (en) Clean out.
  29. (en) Clear up.
  30. (en) Decontaminate.
  31. (en) Do out.
  32. (en) Erase.
  33. (en) Excise.
  34. (en) Get rid of.
  35. (en) Houseclean.
  36. (en) Mop up.
  37. (en) Purge.
  38. (en) Rub out.
  39. (en) Scavenge.
  40. (en) Swab down.
  41. (en) Give smth.
  42. (en) Sweep.
  43. (en) To cleanse.
  44. (en) To pick.
  45. (en) To tidy.
  46. (en) To do out.
  47. (en) To purify.
  48. (en) To clear away.
  49. (en) To rid.
  50. (en) To pay sth off.
  51. (en) To kill.
  52. (en) To bump off.
  53. (en) To rub out.
  54. (en) To do away with.
  55. (en) To rub sb out.
  56. (en) To clean up.
  57. (en) To despoil.
  58. (en) To take all of sb's money during a poker's game.
  59. (en) To bump sb off.
  60. (en) To be cleared.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010