Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tasarruf etmek nedir, tasarruf etmek ne demek (tasarruf etmek nnd)

tasarruf etmek nedir, tasarruf etmek ne demek?

tasarruf etmek

  1. Bir malın iyesi olmak; onu istediği gibi kullanmak.
  2. (en) Save, save up.

tasarruf (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi istediği gibi kullanma yetkisi, kullanım
    Örnek: Vücudum artık irademin tasarrufundan çıkmıştı. R. N. Güntekin
  2. Tutum.
  3. Para biriktirme, artırım.
  4. Bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan gelirin tüketilmeyen, yani harcanmayan kısmı.
  5. Cari gelirin bir kısmının tüketilmeden gelecekte kullanılmak üzere ayrılması
  6. 1) işlem. 2) harcama. ~ nisâbı: harcama özgürlüğü (Verfügungsfreiheit). ölüme bağlı ~: ölüme bağlı harcama.
  7. (en) Provident.
  8. (en) Saving.
  9. (en) Economy.
  10. (en) Possession.
  11. (en) Austerity.
  12. (en) Providence.
  13. (en) Retrenchment.
  14. (en) Thriftiness.
  15. (en) Savings.
  16. (en) Power of disposal.
  17. (en) Frugality.
  18. (en) Disposal.
  19. (en) Disposition.
  20. (en) Thrift.
  21. (en) Administration.
  22. (en) Management.
  23. (en) Conservation.
  24. (en) Careful use of a resource.
  25. (en) Money saved.
  26. (en) Economies.
  27. (en) Economization.
  28. (en) Entry.

etmek (nedir ne demek)

  1. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  2. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Step.
  10. (en) Say.
  11. (en) Aggregate.
  12. (en) Make.
  13. (en) Add up to.
  14. (en) Cost.
  15. (en) Have.
  16. (en) Practice.
  17. (en) Practise.
  18. (en) Render.
  19. (en) Send.
  20. (en) Subject.
  21. (en) Take.
  22. (en) Tender.
  23. (en) Misbehave.
  24. (en) Total.
  25. (en) To do.
  26. (en) To make.
  27. (en) To render.
  28. (en) To cost.
  29. (en) To amount to.
  30. (en) To total.
  31. (en) To be worth.
  32. (en) To deprive of.
  33. (en) To soil or wet (with feces or urine.
  34. (en) Amount.
  35. (en) Execute.
  36. (en) To cost roughly.

mal (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods.
  9. (en) Effects.
  10. (en) Livestock.
  11. (en) Wares.
  12. (en) Prefix in composition denoting ill, or evil, male, ad, fr.
  13. (en) Chattel.
  14. (en) Riches.
  15. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  16. (en) See Malice.
  17. (en) Skydiver talk for Malfunction.
  18. (en) Prefix, bad, abnormal.
  19. (en) Niii: duty, obligation; obliged.
  20. (en) Malfunction.
  21. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion.
  22. (en) Minimum Analytical Limit.
  23. (en) Merchandise.
  24. (en) Property.
  25. (en) Possessions.
  26. (en) Holding.
  27. (en) Asset.
  28. (en) Chose.
  29. (en) Commodity.
  30. (en) Hereditament.
  31. (en) Ware.
  32. (en) Malus, bad, ill.
  33. (en) Wealth.
  34. (en) Possession.
  35. (en) Estate assets.
  36. (en) Scoundrel.
  37. (en) Bastard.
  38. (en) Piece article.
  39. (en) Manufactures.
  40. (en) Supplies.
  41. (en) Consignment.
  42. (en) Produce.
  43. (en) Farm stock.
  44. (en) Capital.
  45. (en) Goods and chatt.

iye (nedir ne demek)

  1. Kendisinin olan bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği gibi kullanabilen kimse, sahip.
  2. Mâlik. ~ gibi elmenlik: mâlik sıfatiyle zi'l-yedlik (bk. öz tutkanlık).
  3. (en) Besitzer.
  4. (en) Owner.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009