Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > tasa etmek nedir, tasa etmek ne demek, tasa etmenin anlamı, ingilizcesi (tasa etmek nnd)

tasa etmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








tasa etmek

  1. Üzülmek, kaygıya kapılmak.
  2. (en) To worry

tasa (nedir)

  1. Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam
  2. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.
  3. Doyurucu olmayan ya da tedirgin edici durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede güvensizlik içinde bulunulduğu zaman algılanan tedirgin edici bir duygu.
  4. (en) Care. concern. mopes. sorrow.
  5. (en) Anxiety. preoccupation. worry. grief. care. affliction.
  6. (en) Worry. concern. preoccupation.

etmek (nedir)

  1. Bir durumu ortaya çıkarmak.
  2. Bir işi yapmak
    Örnek: Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. H. Taner
  3. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak.
  4. Bulmak, erişmek
    Örnek: Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. R. H. Karay
  5. Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
  6. Vermek.
  7. Eşit değer kazanmak.
  8. Herhangi bir değerde olmak
    Örnek: Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. Ö. Seyfettin
  9. (en) Aggregate
  10. (en) Do. make. get. add up to. cost. have. pay. practice. practise. render. send. subject. take. tender.
  11. (en) Cost. do. misbehave. put. render. send. total. to do. to make. to render. to cost. to amount to. to total. to be worth. make.
  12. (en) To do. to make. to amount to. to be worth. to deprive of. to soil or wet (with feces or urine. amount. execute. pay. ply. to cost roughly.
  13. (en) Step
  14. (en) Say
  15. (en) Total

üzülmek (nedir)

  1. Üzme işine konu olmak
    Örnek: Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi. R. N. Güntekin
  2. Üzüntü duymak, kaygılanmak
    Örnek: Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum. P. Safa
  3. (en) Have the hump. feel bad about. feel badly about. bother. bother about. deplore. fret. grieve. languish. regret. rue. sadden. sorrow. trouble. be troubled about. worry. worry oneself.
  4. (en) Bemoan. deplore. droop. grieve. repine. sadden. smart. sorrow. worry.
  5. (en) Care. cut up. regret. repine. sadden. sorrow. trouble. worry.

kapılmak (nedir)

  1. Kapma işine konu olmak
    Örnek: Bir ara korkuya kapıldım. R. H. Karay
  2. Sürüklenmek
  3. Birine güvenip boş bulunarak aldanmak.
  4. Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak.
  5. Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak
  6. (en) Give rein to. give free rein to. abandon oneself. fall in. be seized with. be taken with. give way. be drawn to smb. harden. be overcome by. be overcome with. be possessed by. be possessed with. sink into. slide into. surrender.
  7. (en) Dissolve. to be seized. to be carried away. to give way.
  8. (en) To be seized. to be grabbed. to trust in sb only to be declined. to be carried away. to be washed away by. to be entranced by.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)