|
tasa dökümü
-
Kişinin nelerden tasalandığını imlediği bir etkinlikler listesi.
-
Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam
-
Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.
-
Doyurucu olmayan ya da tedirgin edici durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede güvensizlik içinde bulunulduğu zaman algılanan tedirgin edici bir duygu.
-
Care. concern. mopes. sorrow.
-
Anxiety. preoccupation. worry. grief. care. affliction.
-
Worry. concern. preoccupation.
-
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi.
-
Kumaşın dökümlü olma niteliği.
-
Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma.
-
Dökülme zamanı.
-
Kalıba dökme yoluyla yapılmış.
-
(Heykel) Bir heykelin alınmış kalıbı içine eritilmiş maden ya da alçı dökme işi.
-
1. Çevirime başlamadan önce, çevirim senaryosunun taranmasıyla oluşan, filmin başlıca bezemlerine göre hazırlanan, çalışmaların kestirme ve düzenli yürümesini sağlayan belge. TV
-
Alıcı senaryosunun yalnız alıcıyla ilgili açıklamalarını taşıyan, alıcı yönetmeni için hazırlanmış özeti.
-
1. breakdown, 2. camera card (cue card), cue card, rundown sheet, running order
-
Pourable. pouring. cast. casting. molding. moulding. fall. pouring. enumeration. smelting.
-
Cast. casting. moulding. fall. inventory.
-
Breakdown. casting. shaping in a mold. detailed presentation. inventory. molting. shedding. font. foundry.
-
1. Einzelaufstellung des Drehbuches, 2. EinsteUungsplan, Ablaufplan, Fahrplan, Kameranotiz, Programmablauf (plan)
-
1, dépouillement, conducteur
-
Coulage, font
-
İnsan, kimse, şahıs
Örnek:
Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık. M. Ş. Esendal
-
Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs.
-
Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
-
Eş, koca
-
Erkek.
-
Çekimli eylemlerde ve adıllarda, konuşan, dinleyen, hakkında konuşulan: Geldim (geldi-m) , ben (1.kişi tekil) ; gel, geldin (geldi-n) , sen (2.kişi tekil) ; gelsin (gel-sin) , geldi, o (3.kişi tekil) ; geldik (geldi-k) , gelelim (gel-e-lim) , biz (I.kişi çoğul) ; gelin (gel-in) , geliniz (gel-in-iz) , siz (2.kişi çoğul) ; gelsinler (gel-sin-ler) , geldiler (geldi-ler) , onlar (3.kişi çoğul) vb.
-
1. Kimse, insan. 2. Sahip. 3. Koca, eş.
-
Person. individual. soul. self. head. persona. cad. poll. wallah. wight. one.
-
Bird. character. individual. life. man. people. person. self. soul.
-
Person. human being. bod. entity. individual person. lot. man. merchant. self. soul. wight.
-
Person
-
Personne
etkinlik (nedir)
-
Etkin olma durumu, müessiriyet.
-
Bir kişinin, bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.
-
Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği.
-
Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadietkinlik, tekniketkinlik
-
Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bkz. ışımetkinlik.
-
Bir genin ya da gen kombinasyonunun fenotipte kendini gösterme sıklığı.etkinlik, sahip olduğu genotipi, fenotipinde gösteren bireylerin populasyondaki oranıyla tanımlanır.
-
Activity. efficiency. forcefulness. operation. strength. trenchancy.
-
Activity. effectiveness.
-
Efficiency. activity. event.
-
Penetrance
-
Efficiency
-
Activity
-
Wirksamkeit
-
Pénéntrance, fréquence de manifestation
-
Activité
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|