Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > tartmak nedir, tartmak ne demek, tartmanın anlamı, ingilizcesi (tartmak nnd)

tartmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








tartmak

  1. Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak.
  2. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak.
  3. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek
    Örnek: Süvari daima dizginleri tartıp kısrağı zapta muktedir olduğunu ihsas etmeli. Ö. Seyfettin
  4. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek
    Örnek: Bu kelimenin manasını tamamıyla tarta marta söylemiş olduğunu anlattı. H. C. Yalçın
  5. Dikkatle incelemek, değer biçmek
    Örnek: Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi. P. Safa
  6. (en) Weigh. weigh out. measure. scale. balance. debate with oneself. deliberate. gage. gauge.
  7. (en) Weigh. weight. to weigh. to ponder. to consider carefully. to weigh sth out. to evaluate. to think sth over.
  8. (en) To weigh. to weigh. to sound out. to feel out. to size up. to evaluate. balance. deliberate. gauge. measure. scale.

birim (nedir)

  1. Bir kümenin her elemanı.
  2. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
  3. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
  4. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.
  5. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite.
  6. Bir doğabilimsel niceliğin ölçümü için o nicelik cinsinden seçilen ve 1 değerinde sayılan büyüklük.
  7. Bir ölçme ölçünü olarak benimsenen nicelik ya da boy.
  8. Bir tanem, sevdiğim, biriciğim.
  9. (en) Unit, measuring unit
  10. (en) Unit. monad.
  11. (en) Denomination. unit.
  12. (en) Volume. module. unit. point.
  13. (en) Unit
  14. (al) Einheit, Niasseinheit
  15. (al) Einheit
  16. (fr) Unité (de mesure)
  17. (fr) Unité

bulmak (nedir)

  1. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak
    Örnek: Kafam her an bir konu bulmak için bin bir çeşit şeye müracaat ediyor. H. E. Adıvar
  2. Bir şeyi elde etmek.
  3. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.
  4. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek
    Örnek: Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum. S. F. Abasıyanık
  5. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek.
  6. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak
    Örnek: Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım. Ö. Seyfettin
  7. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
    Örnek: Böylece yılın ortasını bulduk. R. H. Karay
  8. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
    Örnek: Ben de bunu akıllıca buldum. M. Ş. Esendal
  9. (en) Find. invent. discover. hit. reach. meet. obtain. ascertain. clear up. cogitate. contrive. devise. go for. happen on. happen upon. procure. provide with. reason. strike. strike out. study out. turn up.
  10. (en) Contrive. detect. devise. discover. find. invent. reach. suss. total. trace. to find. to detect. to determine. to find out. to discover. to invent. to devise. to amount to. to total.
  11. (en) To find. to discover. to invent. to amount to. to be punished. to recall. attain. detect. to make discovery. find out. mint. provide. rustle up. secure. spot. strike. turn up. work out at.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)