Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > tarak işi nedir, tarak işi ne demek, tarak işinin anlamı (tarak işi nnd)

tarak işi nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








tarak işi

  1. Tarak dişleri gibi yol yol yapılmış el işi.

tarak (nedir)

  1. Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç
    Örnek: Fil dişi tarağı da aşırmışlar, asıl buna canım yandı. R. H. Karay
  2. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık.
  3. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç.
  4. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik.
  5. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü.
  6. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç.
  7. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).
  8. Bk. pekten
  9. (en) Scollop
  10. (en) Card
  11. (en) Comb. drag. dredger.
  12. (en) Comb. drag. scallop. card. comber. doffer. rake. harrow. instep. scollop. reed.
  13. (en) Comb. rake. scallop. card. hackle. harrow. reed. metacarpus. metatarsus. gill. crest. dredge.

pekten (nedir)

  1. 1. Tarak şeklinde herhangi bir yapı. Tarak. 2. Bazı örümceklerde ses çıkarma organının bir parçası. 3.Akreplerde abdomene ait duygu uzantısı. 4.Bir tip yassı solungaç.
  2. (en) Pecten
  3. (al) Pecten
  4. (fr) Peigne
  5. (la) Pecten: tarak
  6. (la) Pecten

(nedir)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. 1. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek. 2. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler. 3. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek. 4. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  10. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  11. (en) Job. working. occupational. regulation. biz. work. things to do. job. occupation. profession. business. trade. concern. affair. function. piece of work. works. working. activity. appointment. assignment. ball game. billet. calling. cause. commerce. d.
  12. (en) Act. action. affair. appointment. assignment. berth. business. commission. concern. deal. dealing. dealings. deed. duty. employment. field. function. handiwork. job. labour. matter. occupation. occupational. office. operation. position. post. profession. pursuit. service. show. situation. task. trade. transaction. undertaking. work. working. workpiece.
  13. (en) Act. business. work. job. action. affair. commerce. employment. matter. occupation. profession. service. task. trade. duty. mission. the chief problem. something worth doing. agency. term. avocation. billet. biz. boom. breeze. commercial operation. commis.
  14. (en) 1. work. 2. business, activity. 3. profession. 4. job
  15. (en) Work
  16. (al) Arbeit
  17. (fr) Travail

diş (nedir)

  1. Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri.
  2. Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri
    Örnek: Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. S. F. Abasıyanık
  3. Sarımsak dilimi ve karanfil vb. dişe benzetilen şeylerde tane.
  4. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.
  5. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
  6. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar.
  7. 1- Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. 2-dişli birleştirmelerin temel elemanı.
  8. Bk. diş
  9. (en) Teeth.
  10. (en) Cog. dental. joggle. tine. tooth.
  11. (en) Indent. tooth. cog. ward. thread. clove. dentation. broach. heading. cam. snag. mesh. dog. tusk. crown. set-off. leaf. key. tumbler. prong. tine. wiper. lug. notch. back joint. jag. grinder.
  12. (en) Tooth
  13. (al) Zahnform,- Zinken
  14. (fr) Dent

gib (nedir)

  1. I., mak. çivi, pin, saplama; erkek kedi.
  2. I. çivi, cıvata, pim

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)