|
taraf
-
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri
Örnek:
Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat... R. H. Karay
-
Yön, yan, doğrultu
Örnek:
Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor. M. Ş. Esendal
-
Yöre, yer
Örnek:
Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu. H. Taner
-
İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
-
Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
-
Bir şeyin belli bölümü, kısmı.
-
yan.
-
Side. part. end. party. hand. way. contractor. facet.
-
Behalf. part. side. way. aspect. direction. district. edge. border. party.
-
Part. side. portion. area. region. direction. party. aspect. behalf. facet. hand. quarter. way.
-
member
-
Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
Örnek:
Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
-
Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
-
Bir kimsenin ilerisi
-
Yakın gelecek zaman.
-
Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
-
Önce olan, ilk.
-
Civar, yöre.
-
Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
-
Bk. anteriyör
-
Front. fore. frontal. anterior. forward. initiative. precursory. preliminary. front. face. fore. presence. ante-. pre-. pro-.
-
Fore. forward. front. frontal. preliminary.
-
Front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront.
arka(nedir ne demek)
-
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı.
-
Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi.
-
Geri kalan bölüm, kısım.
-
Art, peş.
-
Otururken sırtın dayandığı yer
Örnek:
Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu. T. Buğra
-
İnsanın vücudu, bedeni
Örnek:
Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı. R. H. Karay
-
Koruyucu, kayırıcı, iltimasçı, piston
Örnek:
Memur olmak için büyük bir arka gerek. H. R. Gürpınar
-
Arkada olan, arkada bulunan.
-
Bir organizmanınarka kısmı; bir organ veya yapınınarka kısmı. Posteriyor, art.
-
Back. stern. rear. tail. hind. rearward. friend at court. back. rear. posterior. supporter. backer. support. backing. contuniation. breech. small. dors-. dorso-.
-
Back. dorsal. hind. posterior. rear. reverse. the reverse. continuation. sequel. support. back-up. backing. supporter. backer. backside. buttocks. behind.
-
The back. backpart. rear. back side. reverse. hind. posterior. buttocks. rump. powerful friend. backer. supporter. pull. influence. sequel. a back load of sth. countenancer. heel. tail.
-
Essence, liquor, arrack.
-
posterior
-
Posterior: sonra
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|