Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tan yeri nedir, tan yeri ne demek (tan yeri nnd)

tan yeri nedir, tan yeri ne demek?

tan yeri

  1. Güneşin doğmak üzere olduğu sırada, ufukta hafifçe aydınlanan yer
    Örnek: Daha tan yerleri yeni ışımıştı... Y. Kemal

tan   US UK (nedir ne demek)

  1. Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir.
  2. Bkz. gün ağarması.
  3. Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, şafak vakti.
  4. Sabah, akşam esen serin esinti.
  5. (en) See Picul.
  6. (en) The bark of the oak, and some other trees, bruised and broken by a mill, for tanning hides; so called both before and after it has been used.
  7. (en) Called also tan bark.
  8. (en) Yellowish-Brown color, like that of tan.
  9. (en) Brown color imparted to the skin by exposure to the sun; as, hands covered with tan.
  10. (en) Of the color of tan; yellowish- brown.
  11. (en) To convert into leather, as by usual process of steeping it in an infusion of oak or some other bark, whereby it is impregnated with tannin, or tannic acid , and is thus rendered firm, durable, and in some degree impervious to water.
  12. (en) To make brown; to imbrown, as by exposure to the rays of the sun; as, to tan the skin.
  13. (en) To get or become tanned.
  14. (en) Total Acid Number.
  15. (en) Temporary Authorization Number TRA: Threat and Risk Assessment.
  16. (en) Line activated telephone recorder.
  17. (en) Traditional Access Nation.
  18. (en) Computes a tangent.
  19. (en) Body.
  20. (en) Dawn.
  21. (en) Daybreak.
  22. (en) Twilight.
  23. (en) Aurora.
  24. (en) Sunglow.
  25. (en) To thrash or beat; to flog; to switch.
  26. (en) Light brown a browning of the skin resulting from exposure to the rays of the sun get a tan, from wind or sun treat skins and hides with tannic acid so as to convert them into leather of a light yellowish-brown color.
  27. (en) Down.
  28. (en) First light.
  29. (en) Browning of the skin resulting from exposure to the rays of the sun.
  30. (en) Light brown.
  31. (en) Ratio of the opposite to the adjacent side of a right-angled triangle.
  32. (en) Treat skins and hides with tannic acid so as to convert them into leather.
  33. (en) Get a tan, from wind or sun.
  34. (en) Of a light yellowish-brown color.
  35. (en) Raised platform seats in the zendo upon which people sit for zazen.
  36. (en) Variable color that is a light yellowish brown Plural tense: tan-colored articles of clothing.
  37. (en) Tangent.
  38. (en) Abbreviation for the Trust Assurance Network.
  39. (en) Stay.
  40. (en) Allotted seat on the platform for zazen.
  41. (en) When the message pertains only indirectly to Photoshop.
  42. (en) Name or designation.
  43. (en) Total ammonia nitrogen.
  44. (en) Tax Anticipation Note.
  45. (en) Acid number.
  46. Tangent.
  47. Güneşlenmek, yanmak (güneşte), bronzlaşmak, tabaklamak, sepilemek, dövmek, kamçılamak
  48. (-ned, -ning), tabaklamak, de bagat etmek
  49. Güneşe göstererek karartmak
  50. Dili

gün ağarması (nedir ne demek)

  1. Güneş doğmadan önce başlayan ve süresi eşlekten eksenucu çemberine doğru giderek artan yarı aydınlık durum, bkz. alacakaranlık.
  2. (en) Dawn.
  3. (fr) Aube

yeri (nedir ne demek)

  1. (en) Suff. orium.

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Premises.
  14. (en) Footing.
  15. (en) Whereabouts.
  16. (en) Glebe.
  17. (en) Ground.
  18. (en) Locale.
  19. (en) Locality.
  20. (en) Location.
  21. (en) Locus.
  22. (en) Mother earth.
  23. (en) Place.
  24. (en) Position.
  25. (en) Post.
  26. (en) Quarter.
  27. (en) Room.
  28. (en) Seat.
  29. (en) Site.
  30. (en) Situation.
  31. (en) Situs.
  32. (en) Slot.
  33. (en) Space.
  34. (en) Spot.
  35. (en) Stand.
  36. (en) Standing.
  37. (en) Station.
  38. (en) Stead.
  39. (en) Terrain.
  40. (en) Ubiety.
  41. (en) Landmark.
  42. (en) Point.
  43. (en) Floor space.
  44. (en) Land.
  45. (en) Lieu.
  46. (en) Spot of land.
  47. (en) World.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

doğmak (nedir ne demek)

  1. Dünyaya gelmek.
  2. Güneş, ay, yıldız ufuktan yükselerek görünmek
    Örnek: Bir sabah güneş doğarken kafile yola çıktı. R. N. Güntekin
  3. Düşünce, hayal vb. zihinde birdenbire oluşmak.
  4. Ortaya çıkmak, sonucu olmak
    Örnek: Nezaket denen şey, kadının hanımlaşması ile beraber doğdu. F. R. Atay
  5. Doğma eylemi.
  6. (en) Dawn.
  7. (en) Result.
  8. (en) To rise.
  9. (en) To be born.
  10. (en) Be born.
  11. (en) Rise.
  12. (en) Arise.
  13. (en) Come about.
  14. (en) Break through.
  15. (en) Arrive.
  16. (en) Begin.
  17. (en) Emanate.
  18. (en) Emerge.
  19. (en) Ensue.
  20. (en) Grow out of.
  21. (en) Spring.
  22. (en) To appear.
  23. (en) To arise.
  24. (en) To occur (to.
  25. (en) Come into the world.
  26. (fr) Se lever

üzere (nedir ne demek)

  1. Amacıyla
    Örnek: Müzakere bitince üç dört gün sonra gene evde buluşmak üzere ayrıldılar. P. Safa
  2. Şartıyla.
  3. Neredeyse
    Örnek: Bu yangın kalbimizde başlıyorsa, yani ümitsiz bir aşka düşmek üzere olduğumuzu hissedersek ne yapalım? R. N. Güntekin
  4. Gibi, bu yolda, bu biçimde.
  5. (en) On the point of.
  6. (en) On the verge of.
  7. (en) About to.
  8. (en) On the brink of.
  9. (en) On condition of.
  10. (en) According to.
  11. (en) For the purpose of.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.022