Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tanık olmak nedir, tanık olmak ne demek (tanık olmak nnd)

tanık olmak nedir, tanık olmak ne demek?

tanık olmak

  1. Bir olayı görmek ve duymak, şahit olmak.
  2. (en) Witness.

tanık (nedir ne demek)

  1. Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit
    Örnek: Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı. T. Buğra
  2. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.
  3. Bir olaya ilişkin bilgilerini yetkili görevliye bildiren yansız kişi.
  4. Şahit.
  5. Tanınan.
  6. Erek.
  7. Heykel.
  8. (en) Eyewitness.
  9. (en) Witness.
  10. (en) Evidence.
  11. (en) Attester.
  12. (en) Deponent.
  13. (en) Eyewitness şahit.
  14. (fr) Témoin

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Be situated.
  10. (en) Happen.
  11. (en) Become.
  12. (en) Exist.
  13. (en) Occur.
  14. (en) Take place.
  15. (en) Have.
  16. (en) Mature.
  17. (en) Befall.
  18. (en) Come about.
  19. (en) Come off.
  20. (en) Come over.
  21. (en) Eventuate.
  22. (en) Fare.
  23. (en) Go on.
  24. (en) Hatch.
  25. (en) Turn.
  26. (en) Come.
  27. (en) Form.
  28. (en) Grow.
  29. (en) Reign.
  30. (en) Transpire.
  31. (en) To be.
  32. (en) To become.
  33. (en) To exist.
  34. (en) To happen.
  35. (en) To occur.
  36. (en) To take place.
  37. (en) To go no.
  38. (en) To come about.
  39. (en) To transpire.
  40. (en) To get.
  41. (en) To fit.
  42. (en) To be suitable for.
  43. (en) To be present.
  44. (en) To ripen.
  45. (en) To mature.
  46. (en) To catch.
  47. (en) To have.
  48. (en) To undergo.
  49. (en) To be ready/prepared/cooked.
  50. (en) To be done out of sth.
  51. (en) Catch.
  52. (en) To be completed.
  53. (en) To be cooked.
  54. (en) To come into being.
  55. (en) Fall out.
  56. (en) Make.
  57. (en) Originate.
  58. (en) Prove.
  59. (en) Stand.
  60. (en) To go under the styles of.
  61. (en) To go through accounts.
  62. (en) Turn out.

olay (nedir ne demek)

  1. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka
    Örnek: O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla. N. Cumalı
  2. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
  3. Yasal düzenlemelere göre konusu suç teşkil eden ve teşkil ettiği değerlendirilen eylemlerin ortaya çıkması.
  4. Bilim konusu olarak gözleme açık her türlü olgu ya da koşul.
  5. Deneme sonucu sezilen ya da bilinen ilk özdek, nesne,
  6. Doğa olgusu.
  7. (en) İncident.
  8. (en) Affair.
  9. (en) Case.
  10. (en) Circumstance.
  11. (en) Event.
  12. (en) Happening.
  13. (en) Fact.
  14. (en) Business.
  15. (en) Thing.
  16. (en) Unusual event.
  17. (en) Action.
  18. (en) Palm leaves, prepared for being written upon with a style pointed with steel.
  19. (en) Phenomenon.
  20. (en) Episode.
  21. (en) Experience.
  22. (en) İnstance.
  23. (en) Occurrence.
  24. (en) Scene.
  25. (en) Appearance.
  26. (en) Batch.
  27. (en) Casus.
  28. (en) Hardy annual.

görmek (nedir ne demek)

  1. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
    Örnek: Merdivenin başındaki paravanın arkasında garip bir sahne gördüm. A. Gündüz
  2. Anlamak, kavramak, sezmek
    Örnek: Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin. R. E. Ünaydın
  3. Yanına gidip konuşmak.
  4. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek.
  5. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
    Örnek: Hangi memlekete gitsek, resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük. F. R. Atay
  6. Yapmak, etmek.
  7. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak.
  8. Almak.
  9. (en) Observe.
  10. (en) Spot.
  11. (en) View.
  12. (en) Catch.
  13. (en) Distinguish.
  14. (en) Know.
  15. (en) To see.
  16. (en) To see and recognize.
  17. (en) To spot.
  18. (en) Transact.
  19. (en) Catch sight of.
  20. (en) Get sight of.
  21. (en) Consider.
  22. (en) Wake to.
  23. (en) Waken.
  24. (en) Sight.
  25. (en) See into.
  26. (en) Behold.
  27. (en) Experience.
  28. (en) Espy.
  29. (en) Look.
  30. (en) Perceive.
  31. (en) Place.
  32. (en) Recognize.
  33. (en) Remember.
  34. (en) Square.
  35. (en) Treat.
  36. (en) To recognize.
  37. (en) To realize.
  38. (en) To consider.
  39. (en) To judge.
  40. (en) To regard.
  41. (en) To experience.
  42. (en) To live through.
  43. (en) To perform.
  44. (en) To pay.
  45. (en) To receive from another.
  46. (en) To face (in the direction of.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013