|
tanıtı
-
Seyircinin, bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla, duvar duyurusu, gazete, radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi.
-
Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazetetanıtısı, radyotanıtısı, eltanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. TV
-
Televizyon yoluyla yapılantanıtı; butanıtı için hazırlanmış izlence.
-
Publicity, advertisement, advertising,
-
Television advertising {advertisement)
-
Advertising, publicity
-
Fernsehreklame, Fernsehwerbung, Werbefernsehen
-
Reklame, Werbung, Anzeigenwerbung, Startwerbung, Publizität,
-
Publicité (de lancement),
-
Publicité (à la télévision), émission compensée
-
publicité
-
Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici.
-
İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici
Örnek:
Seyircilerin şakalarına tahammül edemedim, tiyatrodan çıktım. H. Taner
-
Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi.
-
Bk. izleyici
-
Audience. viewer. televiewer. spectator. onlooker. looker-on. bystander. beholder. public. televisor.
-
Bystander. onlooker. spectator. viewer. member of the audience.
-
Onlooker. spectator. viewer. kibitz. looker on. member of the audience.
-
Audience, spectator
-
spectateur
sağlamak(nedir ne demek)
-
Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
Örnek:
Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
-
Elde etmek, sahip olmak
Örnek:
... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
-
Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
-
Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
-
Tekeffül etmek.
-
Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w.
-
Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w. administer. allow. enlist. extend. gain. reap. return. secure.
-
To provide. to procure. to secure to get. to find. to gain. to obtain. to achieve. to win. to bring sth about. to ensure. to guarantee. buy. elicit. furnish. to procure labour. make. make for. purvey. rustle up. satisfy. secure. send. supply. tell. warran.
-
enlist
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|