Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tanıtı nedir, tanıtı ne demek, tanıtıın anlamı, ingilizcesi (tanıtı nnd)

tanıtı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






tanıtı

  1. Seyircinin, bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla, duvar duyurusu, gazete, radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi.
  2. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazetetanıtısı, radyotanıtısı, eltanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. TV
  3. Televizyon yoluyla yapılantanıtı; butanıtı için hazırlanmış izlence.
  4. (en) Publicity, advertisement, advertising,
  5. (en) Television advertising {advertisement)
  6. (en) Advertising, publicity
  7. (al) Fernsehreklame, Fernsehwerbung, Werbefernsehen
  8. (al) Reklame, Werbung, Anzeigenwerbung, Startwerbung, Publizität,
  9. (fr) Publicité (de lancement),
  10. (fr) Publicité (à la télévision), émission compensée
  11. (fr) publicité

seyirci (nedir ne demek)

  1. Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici.
  2. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici
    Örnek: Seyircilerin şakalarına tahammül edemedim, tiyatrodan çıktım. H. Taner
  3. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi.
  4. Bk. izleyici
  5. (en) Audience. viewer. televiewer. spectator. onlooker. looker-on. bystander. beholder. public. televisor.
  6. (en) Bystander. onlooker. spectator. viewer. member of the audience.
  7. (en) Onlooker. spectator. viewer. kibitz. looker on. member of the audience.
  8. (en) Audience, spectator
  9. (fr) spectateur

sağlamak(nedir ne demek)

  1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  2. Elde etmek, sahip olmak
    Örnek: ... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
  4. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
  5. Tekeffül etmek.
  6. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w.
  7. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w. administer. allow. enlist. extend. gain. reap. return. secure.
  8. (en) To provide. to procure. to secure to get. to find. to gain. to obtain. to achieve. to win. to bring sth about. to ensure. to guarantee. buy. elicit. furnish. to procure labour. make. make for. purvey. rustle up. satisfy. secure. send. supply. tell. warran.
  9. (en) enlist

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük