Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tampon nedir, tampon ne demek (tampon nnd)

tampon nedir, tampon ne demek?

tampon   US UK

  1. Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç.
  2. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey.
  3. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım.
  4. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça.
  5. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
  6. Bk. yastık
  7. Baskıt
  8. Bk. önleç
  9. Asit veya baz ilavesiyle hidrojen (H+) iyonu derişimini fazla değiştirmeyen madde veya zayıf asit ve onun konjuge bazını içeren çözelti.
  10. Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler.
  11. Zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde pH değişmesine direnç gösteren özel pH değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır.
  12. Cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç.
  13. Bir elektrolit pH değerinin değişmesini önlemek için kullanılan özdek ya da karışım.
  14. (en) Plug introduced into a natural or artificial cavity of the body in order to arrest hemorrhage, or for the application of medicine.
  15. (en) Plug.
  16. (en) Buffer.
  17. (en) Buffer, tampon.
  18. (en) Bumper.
  19. (en) Fender.
  20. (en) Shock absorber.
  21. (en) Cushion.
  22. (en) Tampon.
  23. (en) Packing.
  24. (en) To plug with a tampon.
  25. (en) Plug of cotton or other absorbent material; inserted into wound or body cavity to absorb exuded fluids.
  26. (en) Pack.
  27. (en) Bumber.
  28. (en) Compress.
  29. (en) Crash pad.
  30. (en) Anti-Impact dashboard.
  31. (en) Dead block.
  32. (en) İnk pad.
  33. (en) Wadding.
  34. (en) Plug with a tampon.
  35. (fr) Tampon
  36. Tampon koymak, tıkamak, tampon ile temizlemek
  37. Tampon
  38. Tampon ile tıkamak.

yastık (nedir ne demek)

  1. Başın altına koymak veya sırtı dayamak için kullanılan, içi yün, pamuk, kuş tüyü, ot vb.yle doldurulmuş küçük minder
    Örnek: Pencerenin önünde uzun yüksekçe bir sedirle ot yastıkları var. M. Ş. Esendal
  2. Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde kullanılan şey.
  3. Fide yetiştirmek için ince toprak ve gübreden hazırlanmış yüksekçe yer.
  4. Yapılarda, makinelerde bazı bölümlerin üzerine dayandığı parça.
  5. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek.
  6. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek.
  7. (en) Padding.
  8. (en) Seed bed.
  9. (en) Seedbed.
  10. (en) Cushion.
  11. (en) Pillow.
  12. (en) Bolster.
  13. (en) Buffer.
  14. (en) Pad.
  15. (en) Bearing.
  16. (en) Underlay.
  17. (en) Boss.
  18. (en) Skid.
  19. (en) Kapok.
  20. (al) Puffer
  21. (fr) Tampon

herhangi (nedir ne demek)

  1. Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
  2. (en) Whoever.
  3. (en) Whichever.
  4. (en) Soever.
  5. (en) Whatever.
  6. (en) Whatsoever.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Colossal.
  9. (en) Considerable.
  10. (en) Crying.
  11. (en) Dire.
  12. (en) Edifice.
  13. (en) Expansive.
  14. (en) Senior.
  15. (en) Giant.
  16. (en) Full grown.
  17. (en) Macro.
  18. (en) Mega.
  19. (en) Large.
  20. (en) Wide.
  21. (en) Grand.
  22. (en) Enormous.
  23. (en) Great.
  24. (en) Almighty.
  25. (en) Long.
  26. (en) High.
  27. (en) Major.
  28. (en) Maxi.
  29. (en) Elder.
  30. (en) Older.
  31. (en) Ample.
  32. (en) Bulky.
  33. (en) Capacious.
  34. (en) Capital.
  35. (en) Cyclopean.
  36. (en) No end.
  37. (en) No end of.
  38. (en) Exalted.
  39. (en) Extended.
  40. (en) Handsome.
  41. (en) Healthy.
  42. (en) Keen.
  43. (en) Large-Scale.
  44. (en) Magniloquent.
  45. (en) Mighty.
  46. (en) Precious.
  47. (en) Rousin.
  48. (en) Extensive.
  49. (en) Huge.
  50. (en) Legend.
  51. (en) Massive.
  52. (en) Prize.
  53. (en) Redoubtable.
  54. (en) Stupendous.
  55. (en) Substantial.
  56. (en) Sumptuous.
  57. (en) Tremendous.
  58. (en) Untold.
  59. (en) Voluminous.
  60. (en) Walloping.
  61. (en) Widely.
  62. (en) Coarse.
  63. (en) Outsized.
  64. (en) Adult.
  65. (en) Jumbo.
  66. (en) Monumental.
  67. (en) Mammoth.
  68. (en) Main.
  69. (en) Large-Size.
  70. (en) Heavy.
  71. (en) Vast.
  72. (en) Acute.
  73. (en) Blockbuster.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010