|
tamamen yanmak
-
Burn to a cinder
-
Bütün olarak, büsbütün
Örnek:
Hanımlar tamamen çıktıktan sonra, beylere de numaraları dağıtılacaktır. S. F. Abasıyanık
-
Completely. entirely. fully. exactly. properly. thoroughly. wholly. perfectly. precious. absolutely. all. altogether. bang. bang-on. chock. clean. clear. dead. definitely. in the highest degree. downright. fair. heart and soul. up to the hilt. hollow.
-
Absolutely. all. altogether. completely. dead. diametrically. downright. exactly. finally. flatly. fully. off. outright. perfectly. purely. quite. roundly. totally. truly. wholly. wide. entirely. clean. clear. in full. to the core. bang.
-
Altogether. completely. entirely. wholly. all over. to a crumb. diametrically. down to the ground. exactly. faithfully. in toto. off. out. outright. perfectly. purely. quite. roundly. up. well. for all the world.
-
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
Örnek:
Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir... Anayasa
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak.
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
Örnek:
Gece oldu ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. M. Ş. Esendal
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek.
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak.
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
Örnek:
Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. Y. Z. Ortaç
-
Parlamak, parıldamak
Örnek:
Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. F. R. Atay
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek.
-
Broil. burn. burn out. fire. fuse. fuze. glow. go on. be hot. inflame. kindle. light. light up. scorch. smart. sting. swelter. take. toast.
-
Blow. broil. burn. kindle. smart. sting. strike. to burn. be consumed by fire. catch fire. to be burned out. to be scorched. to be blighted. to be painful. hurt. to be very thirsty. to be ruined. become invalid. to be forfeited. to be on fire. to be alight. to kindle. to blaze. to be on. to blow. to burn out. to bake. to get sunburnt/suntanned. to have high temperature/fever. to be done for. to hurt. to sting. to sm.
-
To be on fire. to burn. to burn up. to burn down. to burn out. to be burned / scorched / singed. to get a burn or scald. to get sunburned. to get tanned by the sun. to be on. to have a burning sen.
-
tan
-
Yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak
-
Işık saçmak
-
parıldamak
-
tutuşmak
-
Yakmak, tutuşturmak
-
kavurmak
-
Pişirmek :B.D., (argo) aldatmak
-
B.D., (argo) elektrikle idam etmek
-
Yanık, yanık yeri
-
Pişirme (tuğla veye kiremit)
-
İskoç çay, ırmak, dere.
-
Yanmak, tutuşmak, alev almak, yanıp tutuşmak, fazla pişerek yanmak, ışık saçmak, başını yakmak, yakmak, kiremitte pişirmek, öfkelendirmek, kızdırmak, yanıp kül olmak, süratle gitmek
cinder
(nedir ne demek)
-
Cüruf, yanmış kömür artığı
-
kül
-
(çoğ, jeol)
-
Kül, kor
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|