Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > tam sayı nedir, tam sayı ne demek (tam sayı nnd)

tam sayı nedir, tam sayı ne demek?

tam sayı

  1. Bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı, adedimürettep.
  2. Kesirsiz sayı, adedimürettep.
  3. (en) İnteger.
  4. (en) Whole number.
  5. (fr) Nombre entier

Türetilmiş Kelimeler (bis)

tam   US UK (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, kesintisiz
    Örnek: Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım. A. Gündüz
  2. Bütün, tüm.
  3. Zaman ve yer için anlamı kesinleştirir
    Örnek: Bohçasını aldı, tam çıkacaktı... Ö. Seyfettin
  4. Uygun olarak, tıpkı, aynı.
  5. Sırasında, anında
    Örnek: Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi. Ö. Seyfettin
  6. Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz
    Örnek: Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü. O. S. Orhon
  7. Amerikan doları.
  8. Bk. belgin
  9. (en) Woolen cap of Scottish origin.
  10. (en) Total Available Market.
  11. (en) Telecommunications Automation Model.
  12. (en) Full.
  13. (en) Complete.
  14. (en) Whole.
  15. (en) Entire.
  16. (en) Just.
  17. (en) Exact.
  18. (en) Precise.
  19. (en) Perfect.
  20. (en) İntegral.
  21. (en) Absolute.
  22. (en) Accurate.
  23. (en) True.
  24. (en) Trueborn.
  25. (en) Very.
  26. (en) Accomplished.
  27. (en) All-Out.
  28. (en) Blank.
  29. (en) Clear.
  30. (en) Consummate.
  31. (en) Correct.
  32. (en) Dead.
  33. (en) Downright.
  34. (en) Engrained.
  35. (en) Even.
  36. (en) Factual.
  37. (en) İmplicit.
  38. (en) İngrained.
  39. (en) İntact.
  40. (en) İntima.
  41. (en) Bang.
  42. (en) Crass.
  43. (en) Definitive.
  44. (en) Direct.
  45. (en) Exactly.
  46. (en) Finished.
  47. (en) Flat.
  48. (en) Good.
  49. (en) Grand.
  50. (en) Graphic.
  51. (en) İmmaculate.
  52. (en) Literal.
  53. (en) Literally.
  54. (en) Outright.
  55. (en) Particular.
  56. (en) Positive.
  57. (en) Precisely.
  58. (en) Prompt.
  59. (en) Proper.
  60. (en) Regular.
  61. (en) Sharp.
  62. (en) Square.
  63. (en) Strict.
  64. (en) Total.
  65. (en) Truly.
  66. (en) Unabridged.
  67. (en) Unadulterated.
  68. (en) Undivided.
  69. (en) Unqualified.
  70. (en) Unrelieved.
  71. (en) Utter.
  72. (en) Veritable.
  73. (en) Completely.
  74. (en) On the button.
  75. (en) Directly.
  76. (en) Express.
  77. (en) Mathematical.
  78. (en) Orthodox / adj.
  79. (en) Outright payment.
  80. (en) Resounding.
  81. (en) Ripe.
  82. (en) Solid.
  83. (en) Stark.
  84. (en) Thorough.
  85. (en) Early Fon of Bum.
  86. (en) Abbr Test and Administration Manual.
  87. İskoç beresi

belgin (nedir ne demek)

  1. Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, sarih.
  2. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin.
  3. Tam ve kesin olarak belirlenmiş olan, açık, anlaşılır, belirgin.
  4. (en) Klar.
  5. (en) Clear.
  6. (en) Evident.
  7. (en) Precise.
  8. (en) Deutlich.
  9. (en) Offen.
  10. (al) Klar
  11. (fr) Clair

sayı (nedir ne demek)

  1. Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet.
  2. Gazete ve dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha.
  3. Bir spor karşılaşmasında karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini tespit eden nicelik.
  4. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. Bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. Oyun süresi içinde en çoksayı yapan takım yenmişsayılır.
  5. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.
  6. (en) Digit.
  7. (en) Numerary.
  8. (en) Number.
  9. (en) Numeral.
  10. (en) Quantity.
  11. (en) Count.
  12. (en) Figure.
  13. (en) Score.
  14. (en) İssue.
  15. (en) Basket.
  16. (en) Button.
  17. (en) Cage.
  18. (en) Conversion.
  19. (en) Goal.
  20. (en) Point.
  21. (en) Copy.
  22. (en) Volume.
  23. (en) Tale.

say   US UK (nedir ne demek)

  1. Düz, ince, yassı taş
    Örnek: Yağmur yağar da ışılaşır sayları / Eli göçmüş de bozulaşır daylağı Halk türküsü
  2. Çalışma, emek.
  3. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.
  4. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş.
  5. İri, büyük kaya.
  6. Arkadaş
  7. Su kaynağı.
  8. Elçi.
  9. (en) Deem.
  10. (en) Trial by sample; assay; sample; specimen; smack.
  11. (en) Tried quality; temper; proof.
  12. (en) Essay; trial; attempt.
  13. (en) To try; to assay.
  14. (en) Kind of silk or satin.
  15. (en) Delicate kind of serge, or woolen cloth.
  16. (en) To utter or express in words; to tell; to speak; to declare; as, he said many wise things.
  17. (en) To repeat; to rehearse; to recite; to pronounce; as, to say a lesson.
  18. (en) To announce as a decision or opinion; to state positively; to assert; hence, to form an opinion upon; to be sure about; to be determined in mind as to.
  19. (en) To mention or suggest as an estimate, hypothesis, or approximation; hence, to suppose; in the imperative, followed sometimes by the subjunctive; as, he had, say fifty thousand dollars; the fox had run, say ten miles.
  20. (en) To speak; to express an opinion; to make answer; to reply.
  21. (en) Instead of.
  22. (en) Work.
  23. (en) Effort.
  24. Söylemek, demek, etmek (dua), okumak (dua), bildirmek, tekrarlamak, farzetmek, varsaymak
  25. Demek, söylemek
  26. Tekrarlamak, ezbere söylemek
  27. Denilen şey, söz
  28. Söz sırası
  29. Hemen hemen, aşağı yukarı
  30. Mesela
  31. B.D.,Dili Hey, bana bak ! to say nothing of göz önüne almadan

bütün (nedir ne demek)

  1. Eksiksiz, tam
    Örnek: Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede. N. Cumalı
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    Örnek: Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu
  3. Bozuk olmayan (para).
  4. Parçalanmamış.
  5. Birlik, tamlık
    Örnek: Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder. O. V. Kanık
  6. Tümel niceleyicinin Türkçe'deki bir karşılığı.
  7. Eksiksiz, tüm.
  8. (en) Entirety.
  9. (en) Grand.
  10. (en) İntact.
  11. (en) Entire.
  12. (en) Whole.
  13. (en) Complete.
  14. (en) Total.
  15. (en) Every.
  16. (en) Solid.
  17. (en) Undivided.
  18. (en) Gross.
  19. (en) All-Out.
  20. (en) Aggregate.
  21. (en) Clear.
  22. (en) Continuum.
  23. (en) Out-And-Out.
  24. (en) Round.
  25. (en) Sheer.
  26. (en) Unbroken.
  27. (en) Utter.
  28. (en) One and only.
  29. (en) The whole.
  30. (en) The total.
  31. (en) Totality.
  32. (en) Complement.
  33. (en) Holo-.
  34. (en) Omni-.
  35. (en) Pan-.

oluşturan (nedir ne demek)

  1. (en) Constituent, constitutive, creative.


Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.267