Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > talimat veya bilgi vermek nedir, talimat veya bilgi vermek ne demek (talimat veya bilgi vermek nnd)

talimat veya bilgi vermek nedir, talimat veya bilgi vermek ne demek?

talimat veya bilgi vermek

  1. (en) Brief.

talimat (nedir ne demek)

  1. Yönerge
  2. Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandanlık, başkanlık veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar.
  3. Bk. düzerge
  4. Bk. kurallama
  5. (en) İnstruction.
  6. (en) İnstructions.
  7. (en) Direction.
  8. (en) Rule.
  9. (en) Directive.
  10. (en) Charge.
  11. (en) Commission.
  12. (en) Precept.
  13. (en) Directions.
  14. (en) Acting order.
  15. (en) Body regulations.
  16. (en) Letter rogatory.
  17. (en) Guiding line.
  18. (en) Policies.
  19. (en) Prescription.
  20. (en) Regulation.
  21. (en) Rules of action.
  22. (en) Terms of reference.
  23. (en) Working guides.

düzerge (nedir ne demek)

  1. Bir işlem yada gidişe ilişkin düzenleyici ve bilgi verici yöneltmeler, bkz. yönerge.
  2. (en) İnstructions.

veya (nedir ne demek)

  1. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, ya da, yahut
  2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz.

bilgi (nedir ne demek)

  1. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
  2. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf
    Örnek: Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti. H. E. Adıvar
  3. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
  4. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler, malumat.
  5. Bilim.
  6. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
  7. Bireylerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba sarfederek elde ettiği olgular.
  8. Bireylerin herhangi bir çaba sarfetmeksizin ulaştığı dışardan verilen olgular.
  9. Doğanın nesne ve olayları üzerinde kuramsal ya da görgül yoldan öğrenilen şey.
  10. Renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni.
  11. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni
  12. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek. 2. Bilim.
  13. (en) Knowledge.
  14. (en) Learning.
  15. (en) Cognizance.
  16. (en) İnformation.
  17. (en) İnfo.
  18. (en) Data.
  19. (en) Know-How.
  20. (en) Acquaintance.
  21. (en) Conveyance.
  22. (en) Dope.
  23. (en) İnside dope.
  24. (en) Gleanings.
  25. (en) Griff.
  26. (en) Griffin.
  27. (en) İntelligence.
  28. (en) Line.
  29. (en) Lore.
  30. (en) Notice.
  31. (en) Report.
  32. (en) Savvy.
  33. (en) Word.
  34. (en) İnstructions.
  35. (en) Fact.
  36. (en) Science.
  37. (en) Snippet.
  38. (en) Steer.
  39. (en) Acquirements.
  40. (en) Know.
  41. (en) Know- how.
  42. (en) Known.
  43. (en) Known- how.
  44. (en) Notion.
  45. (al) Information
  46. (al) Kenntnis
  47. (fr) İnformation

vermek (nedir ne demek)

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek
    Örnek: Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm. Ö. Seyfettin
  2. Bırakmak veya bağışlamak
    Örnek: Hırsımdan bazılarına bedava verdim, alın götürün, diye bağırdım. H. C. Yalçın
  3. Ondan bilmek, atfetmek
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
    Örnek: Arabanın burnunu, en tenha kahvelerden birinin önünde, rıhtıma verdiler. A. İlhan
  6. Herhangi bir duruma yol açmak
    Örnek: Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Eğlenceli toplantı düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
  8. Topluluk önünde sanatını göstermek, icra etmek.
  9. Verilen karşılıkla bir kimseyi söylediğine veya yaptığına pişman etmek: “İyi oldu ağzının payını verdiğim, artık bana karşı daha dikkatli olur.” -A. Ümit.
  10. (en) Bring.
  11. (en) İnsert.
  12. (en) Produce.
  13. (en) Adjudge.
  14. (en) Award.
  15. (en) Adduce.
  16. (en) Throw.
  17. (en) Charter.
  18. (en) Place.
  19. (en) Accord.
  20. (en) Allow.
  21. (en) Assign.
  22. (en) Bear.
  23. (en) Bestow.
  24. (en) Bring in.
  25. (en) Cede.
  26. (en) Come across with.
  27. (en) Confer.
  28. (en) Contribute.
  29. (en) Dedicate.
  30. (en) Deliver.
  31. (en) Deliver up.
  32. (en) Dispose of.
  33. (en) Distribute.
  34. (en) Donate.
  35. (en) Endow.
  36. (en) Extend.
  37. (en) Furnish.
  38. (en) Give.
  39. (en) Give away.
  40. (en) Give in.
  41. (en) Grant.
  42. (en) Hand.
  43. (en) Hand in.
  44. (en) Hand out.
  45. (en) Hand over.
  46. (en) Administer.
  47. (en) Attribute.
  48. (en) Concede.
  49. (en) Consign.
  50. (en) Deal.
  51. (en) Devote.
  52. (en) Dispense.
  53. (en) Emit.
  54. (en) İmpart.
  55. (en) Lend.
  56. (en) Pass.
  57. (en) Present.
  58. (en) Provide.
  59. (en) Supply.
  60. (en) Treat.
  61. (en) Vest.
  62. (en) To give.
  63. (en) To hand.
  64. (en) To pass.
  65. (en) To give sth away.
  66. (en) To concede.
  67. (en) To deliver.
  68. (en) To give in.
  69. (en) To hand sth in.
  70. (en) To provide.
  71. (en) To furnish.
  72. (en) To dispense.
  73. (en) To present.
  74. (en) To yield.
  75. (en) To bear.
  76. (en) To afford.
  77. (en) To apply.
  78. (en) To bend.
  79. (en) To donate.
  80. (en) To bestow.
  81. (en) To grant.
  82. (en) To assign.
  83. (en) To devote.
  84. (en) To sel.
  85. (en) To pay.
  86. (en) To sell.
  87. (en) To offer.
  88. (en) To attribute.
  89. (en) Just.
  90. (en) To give sth to.
  91. (en) To hand sth to.
  92. (en) To bequeath / to leave sth to.
  93. (en) To vie in marriage.
  94. (en) To produce.
  95. (en) To hold.
  96. (en) Afford.
  97. (en) Ascribe.
  98. (en) Attach.
  99. (en) Blossom.
  100. (en) Defray.
  101. (en) Deli.

brief   US UK (nedir ne demek)

  1. Kısa, muhtasar, birkaç kelime ile ifade edilen
  2. Özet, hulâsa
  3. Huk
  4. Özetlemek; talimat veya bilgi vermek, avukat tutmak

yönerge (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif.
  2. Bu buyrukların yazılı olduğu belge.
  3. Yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için düzenlenen resmî belge.
  4. (en) Directive.
  5. (en) İnstruction.
  6. (en) Direction.
  7. (en) İnstructions.
  8. (en) Guideline.
  9. (en) Prescription.
  10. (en) İnstruction talimat.
  11. (en) Direktif.
  12. (en) Policies.
  13. (en) Precept.
  14. (en) Prescript.
  15. (en) Rules of action.
  16. (en) Regulatory statute.
  17. (en) Terms of reference.
  18. (en) Working guides.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013