Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > tümü nedir, tümü ne demek, tümünün anlamı, ingilizcesi (tümü nnd)

tümü nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








tümü

  1. (en) All of, whole: as a whole, shebang: the whole shebang

all of (nedir)

  1. Hepsi, tümü

all (nedir)

  1. (s). bütün, hep; her. all clear tehlike geçti işareti. all fours dört ayak. all hands (den). herkes. all his life butun ömrünce, hayatı boyunca. all-inclusive (s). herşey dahil. all night bütün gece. all the others ötekilerin hepsi, diğerleri. all the same ne olursa olsun. for all ı know bana kalırsa. for all the world ne pahasına olursa olsun, dünyada, tıpkı, aynen.I am all in.Bitkin bir haldeyim. with all speed bütün hızı ile. (Not; Harf-i tarif veya iyelik veyahut da işaret zamiri all ile kullanıldığında all ile isim arasına konulur; all the rest, all his life, all these days.)
  2. (i). herkes, her şey. All went well. Her şey yolunda gitti.above all bilhassa, özellikle, her şeyden fazla. after all nihayet, velhasıl. All aboardl Herkes gemiye ! all in all her şeyi hesaba katarak. at all hiç. in all hepsi, tamamı, yekunu.once for all ilk ve son defa olarak.
  3. (z). tamamen, bütün bütün. all along her zaman; daima. all at once hep birden. all but az daha; (-den) başka. all-embracing (s). her şeyi saran. all-fired (s), ABD, argo aşırı. All Fool-s Day (ing) 1 Nisan günü. all -important (s). çok mihim._all in çor yorgun, bitkin. all of (-den) az olmayan. all of a sudden birdenbire,aniolarak. all out elinden geleni yapma. all over tamamen: bitmiş; tekrar, baştan. all-purpose (s). her işe yarar. all right pek iyi; şöyle böyle.All right. Peki. all-round (s). çok meziyeti olan, çok cepheli. All Saints' Day (ing). bütün ölmüş azizlerin yortusu, 1 kasım. all the better daha iyi. all the same hepsi bir. all there aklı başında. all told yekun olarak. It's all up. Her şey bitti. all too soon pek erken, zamansız. not all there (k). dili kaçık, deli. beat all hollow (k). dili tamamen yenmek, mehvetmek (oyunda).
  4. I. herkes, her şey, hepsi

whole (nedir)

  1. S., i. tam, bütün, tüm; sağlam, sağ, iyi, sağalmış, iyileşmiş; i. tüm, bütün, kül; tam şey; toplam. whole blood bütün kan, şişe kanı. whole hog (argo) bir şeyin bütünü. go the whole hog (argo) bir işi tam yapmak, sonuna kadar uğraşmak. whole milk kaymaklı süt. whole note müz. yuvarlak nota, dörtlük nota. whole number tam sayı. whole tone müz. tam perde . wholewheat bread kepekli buğday ekmeği. as a whole umumiyet itibariyle; tamamen. have a whole lot of fun çok eğlenceli vakit geçirmek. on the whole genellikle. out of whole cloth uydurma, temelsiz. with a whole skin sapasağlam. with my whole heart bütün kalbimle. wholeness i. bütünlük.
  2. I. tüm, toplam

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)