|
sunu
-
Ön söz, takdim.
-
Piyasaya mal çıkartma, arz.
-
Sunulan şey.
-
Genel olarak içkapaktan önce ya da sonra gelen bir sayfada yer alan ve kitabın, yazarınca bir başkasına armağan edildiğini belirten yazı.
-
Armağan, hediye.
-
Sunulan, takdim edilen şey.
-
Geline verilen armağan.
-
Supply. offer. supply.
-
dedication
-
presentation
-
Kitapların giriş kısmına konulan, o eserin konusunu, amacını, işleniş biçimini anlatan yazı, mukaddime
-
preface
-
Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı
Örnek:
Beş on kişi, köşkün önünde toplandık. M. Ş. Esendal
-
Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı
-
Bir kimsenin ilerisi
-
Yakın gelecek zaman.
-
Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
-
Önce olan, ilk.
-
Civar, yöre.
-
Benzerler arasında bakılan veya gidilen yönde olan
-
Bk. anteriyör
-
Front. fore. frontal. anterior. forward. initiative. precursory. preliminary. front. face. fore. presence. ante-. pre-. pro-.
-
Fore. forward. front. frontal. preliminary.
-
Front. preliminary. front part of. space in front of. foremost. forefront.
söz(nedir ne demek)
-
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
Örnek:
Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir. Atasözü
-
Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
-
Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi
Örnek:
Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde. B. R. Eyuboğlu
-
Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.
-
Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.
-
Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.
-
Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice.
-
Wordy. word. say. saying. expression. talk. term. verbalism. promise. faith. commitment. committal. statement. assurance. engagement. pledge. plight. sentence. spiel. vocable. voice. foregoing. parole. remark. undertaking.
-
Allegation. expression. promise. remark. word. utterance. statement. asseveration. assurance. covenant. expletive. hearsay. observation. pledge. profession. saying. speech. talk. tongue. undertaking. verbalism. vocable. voice.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|