Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > suit of clothes nedir, suit of clothes ne demek (suit of clothes nnd)

suit of clothes nedir, suit of clothes ne demek?

suit of clothes   US UK

  1. Takım elbise, tayyör, kostüm

suit   US UK (nedir ne demek)

  1. (en) Matching outfit consisting of a jacket and trousers or a skirt; lawsuit; request; courtship; set; any of the four sets of playing cards in a standard deck.
  2. Uydurmak, uygun düşmek, uymak, yakışmak, uygun olmak, iyi gelmek, iyi gitmek, yaramak, yaraşmak, memnun etmek, hoşuna gitmek, uyum sağlamak, uyuşmak
  3. Takım elbise tayyör, kostüm
  4. Mayo
  5. Dava hukuk davası
  6. İskambilde takım
  7. Kur
  8. Uydurmak
  9. Uygun gelmek
  10. İşini görmek, memnun etmek, hoşuna gitmek
  11. Uymak olmak
  12. Birinin işine gelmek

of   US UK (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
    Örnek: Of, bıktım artık! Of, kolum acıdı! Bu da ne karışık bir rüya imiş, diye söyleniyordu. A. Ş. Hisar
  2. (en) Ugh!.
  3. (en) In a general sense, from, or out from; proceeding from; belonging to; relating to; concerning; used in a variety of applications; as: Denoting that from which anything proceeds; indicating origin, source, descent, and the like; as, he is of a race of kings; he is of noble blood.
  4. (en) Denoting possession or ownership, or the relation of subject to attribute; as, the apartment of the consul: the power of the king; a man of courage; the gate of heaven.
  5. (en) Denoting the material of which anything is composed, or that which it contains; as, a throne of gold; a sword of steel; a wreath of mist; a cup of water.
  6. (en) Denoting part of an aggregate or whole; belonging to a number or quantity mentioned; out of; from amongst; as, of this little he had some to spare; some of the mines were unproductive; most of the company.
  7. (en) Denoting that by which a person or thing is actuated or impelled; also, the source of a purpose or action; as, they went of their own will; no body can move of itself; he did it of necessity.
  8. (en) Denoting reference to a thing; about; concerning; relating to; as, to boast of one's achievements.
  9. (en) Denoting nearness or distance, either in space or time; from; as, within a league of the town; within an hour of the appointed time.
  10. (en) Denoting identity or equivalence; used with a name or appellation, and equivalent to the relation of apposition; as, the continent of America; the city of Rome; the Island of Cuba.
  11. (en) Denoting the agent, or person by whom, or thing by which, anything is, or is done; by.
  12. (en) Denoting relation to place or time; belonging to, or connected with; as, men of Athens; the people of the Middle Ages; in the days of Herod.
  13. (en) Denoting passage from one state to another; from.
  14. (en) During; in the course of.
  15. (en) Ouch ! ow ! oof.
  16. (en) Degrees, Farenheit; a temperature scale.
  17. (en) Oil filters.
  18. (en) Prep w dat , from, out of, of, away from, contrary to, by.
  19. (en) Optional Form Source: US EPA.
  20. (en) Reserved word used in array type or one-of-a-kind array declarations 4 6,.
  21. (en) Original finish May be plastic, resin, or china, and are shown without altering their appearance as they came from the factory.
  22. (en) Prep of.
  23. (en) An abbreviation representing an open-face watch, which is a watch with a cover on the reverse and a crystal only over the face on the obverse.
  24. (en) Xo, tsoh; ok, ohkh; Usage Note: See General Grammar for the usage of each of these words.
  25. Edat nin, li, of course tabii, beklenildiği gibi
  26. Nin, ın, den, li, yüzünden

clothes   US UK (nedir ne demek)

  1. Giysi, elbise, üst baş, çamaşır; yatak takımları, örtüler
  2. Elbise, esvap, giysi
  3. Yatak takımı

clothe   US UK (nedir ne demek)

  1. Giydirmek, giysi sağlamak, sarmak, örtmek, kaplamak; bürümek, güzel bir dille anlatmak; zenginleştirmek, renklendirmek
  2. (clothed veya clad) giydirmek
  3. Üstünü örtmek, kaplamak.

takım elbise (nedir ne demek)

  1. (en) Suit, suit of clothes.

takım (nedir ne demek)

  1. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
  3. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
    Örnek: Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
  5. Sigara ağızlığı.
  6. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
  7. Benzer, gibi
    Örnek: ... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
  8. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    Örnek: Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
  9. Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
  10. Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
  11. Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
  12. Bk. ayaktoputakımı.
  13. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik, ordo.
  14. (en) Suit.
  15. (en) Suite.
  16. (en) Team.
  17. (en) Unit, film unit (crew), crew, team,.
  18. (en) Unit, crew, team.
  19. (en) Ensemble.
  20. (en) Parcel.
  21. (en) Platoon.
  22. (en) Layout.
  23. (en) Train.
  24. (en) Band or bunch of people.
  25. (en) Set.
  26. (en) Group.
  27. (en) Clique.
  28. (en) Gear.
  29. (en) Fitment.
  30. (en) Band.
  31. (en) Battery.
  32. (en) Brigade.
  33. (en) Bunch.
  34. (en) Covey.
  35. (en) Gang.
  36. (en) Outfit.
  37. (en) Posse.
  38. (en) Squad.
  39. (en) Tackle.
  40. (en) Tribe.
  41. (en) Pool.
  42. (en) Range.
  43. (en) Togs.
  44. (en) Troop.
  45. (en) Unit.
  46. (en) Set of things.
  47. (en) Crew.
  48. (en) Series.
  49. (en) Party.
  50. (en) Tool.
  51. (en) Fixture.
  52. (en) System.
  53. (en) İmplement.
  54. (en) Assembly.
  55. (en) İnstrument.
  56. (en) Aggregate.
  57. (en) Device.
  58. (al) Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
  59. (al) Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
  60. (fr) Équipe, personnel, "team"
  61. (la) Ordo

elbise (nedir ne demek)

  1. Giysi
    Örnek: Bayram sabahlarında yeni elbiseler karşısında çocuk heyecanları duyuyorum. S. F. Abasıyanık
  2. Bk. giysi
  3. (en) Dress.
  4. (en) Costume.
  5. (en) Clothes.
  6. (en) Clothing.
  7. (en) Togs.
  8. (en) Frock.
  9. (en) Cloth.
  10. (en) Suit of clothes.
  11. (en) Garment.
  12. (en) Attire.
  13. (en) Apparel.
  14. (en) Gown.
  15. (en) Habit.
  16. (en) Raiment.
  17. (en) Robe.
  18. (en) Tire.
  19. (en) Toggery.
  20. (en) Wear.
  21. (en) Clothes press.
  22. (en) Gear.
  23. (en) Stich.
  24. (en) Vesture.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.018