|
sucul fare benzeri kemiricigiller
-
Memeliler (Mammalia) sınıfından, fare benzeri kemiricilerin sucul olanlarından olup balıklarla beslenen türleri olan bir familya.
-
Suyu seven, suya düşkün.
-
Suyu çeken, hidrofil.
-
(hayvan) aquatic; absorbent
-
hydrophilic
-
Sıçangillerden, küçük vücutlu, kemirgen, memeli hayvan (Mus).
-
Sıçan.
-
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımından, sıçanımsılar'a (Myomorpha) mensup memelilerin genel adı.
-
dormouse.
-
mouse.
-
To go; to pass; to journey; to travel.
-
To be in any state, or pass through any experience, good or bad; to be attended with any circummstances or train of events, fortunate or unfortunate; as, he fared well, or ill.
-
To be treated or entertained at table, or with bodily or social comforts; to live.
-
To happen well, or ill; used impersonally; as, we shall see how it will fare with him.
-
To behave; to conduct one's self.
-
A journey; a passage.
-
The price of passage or going; the sum paid or due for conveying a person by land or water; as, the fare for crossing a river; the fare in a coach or by railway.
-
Ado; bustle; business.
-
Condition or state of things; fortune; hap; cheer.
-
Food; provisions for the table; entertainment; as, coarse fare; delicious fare.
-
The person or persons conveyed in a vehicle; as, a full fare of passengers.
-
The catch of fish on a fishing vessel. the food and drink that are regularly consumed a paying passenger the sum charged for riding in a public conveyance eat well.
-
Mouse. house mouse. rat. whisker.
-
An agenda of things to do; 'they worked rapidly down the menu of reports'. the sum charged for riding in a public conveyance. a paying passenger. the food and drink that are regularly consumed. proceed or get along; 'How is she doing in her new job?'; 'How are you making out in graduate school?'; 'He's come a long way'. eat well. 1 The price charged for transportation 2 A paying passenger on a plane, train, or other public means of transport 3 Range of food, for example, the fare served by a restaurant.
-
The required payment for a ride on a public transportation vehicle It must be paid by an acceptable means, for example, using cash, token, ticket, transfer, farecard, voucher, pass or user's fee.
-
Fahrpreis.
-
mouse
-
souris
-
Yol parası, bilet ücreti
-
navlun
-
Yolcu, kayık veya araba yolcusu
-
yiyecek
-
Eski olmak, vaki olmak
-
Başından geçmek
-
Yemek yemek
-
Geçinmek, yemek temin etmek
-
Eski yolculuk etmek
-
Gitmek (iş), yola çıkmak, olmak, başından geçmek
-
Benzerlik gösteren, benzer.
-
Suchlike. kind of. quasi. quasi-. suchlike.
-
Like. reminiscent. suchlike.
-
Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, müşabih, mümasil
Örnek:
Baksana kız, paşaya benzer yerim var mı benim? H. Taner
-
Benzeşim.
-
Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
-
Bazı önemsiz ya da tehlikeli görünçlükilerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapısı ve yüzü bu oyuncuya benzeyen kimse. (Bu kimse, asıl oyuncunun yerine oynarsa oyunbenzeri, ışıkların düzenlenmesi sırasında çalışırsa ışıkbenzeri adını alır. Tehlikeli görünçlüklerdekibenzere kavgacı denir).
-
Nitelik, görünüş bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan.
-
Double, stand-in (man), twin
-
Alike. like. similar. analogous. parallel. same. analogic. analogical. approximate. conformable. congener. congenerous. connate. correlative. homologous. indistinguishable. kindred. look-alike. simulant. vicinal. like. closely. in common. of a piece.
-
Akin. alike. analogous. corresponding. double. fellow. like. match. parallel. similar. resembling. akin. analogous.
-
Analogous. like. similar. resembling.
-
Double, Doubel, Darsteller(-in)-Doubel
-
Double, doublure, "stand-in"
-
Kemiren.
-
Corrosive. gnawing. rodent.
-
Rodent, rodentia
-
Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.
-
İkincil ağızlı hayvanlardan, kordalılar (Chordata) alt filumunun, omurgalılar (Vertebrata) dalından, süt bezleri gelişmiş ve yavrusunu süt ile besleyen, sıcakkanlı, tek delikliler (Monotremata) takımı hariç hepsi doğurarak çoğalan, kalpleri dört odalı, göğüs ve karın boşlukları bir zar ile ikiye ayrılmış, vücutları tüylerle örtülü, karada, denizde ve havada yaşayan türleri kapsayan bir sınıf.
-
mammals.
-
mammals
-
mammifères
-
Mammalia, mamma: meme
memeli(nedir ne demek)
-
Memesi olan
Örnek:
Birdenbire uzun boylu, diri memeli bir hatun askerin önüne çıktı. S. F. Abasıyanık
-
Mammiferous. mammalian. mamillate. mammal.
-
Mammal. mammalian.
-
mammiferous.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|