Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > su kabağı nedir, su kabağı ne demek (su kabağı nnd)

su kabağı nedir, su kabağı ne demek?

su kabağı

  1. Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerlerde kurutulup su kabı olarak kullanılan bir tür asma kabağı, kantar kabağı (Lagenaria vulgaris).
  2. Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından, beyaz çiçekli, meyvelerinin sap kısmı dar, uç kısmı küremsi olan, tek yıllık, otsu, sarılıcı bitkiler.
  3. (en) Calabash tree.
  4. (en) Vegetable marrow, gourd.
  5. (fr) Gourde
  6. (la) Lagenaria siceraria

su (nedir ne demek)

  1. Yaşam kaynağı.
    Örnek: Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde... R. N. Güntekin
  2. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
  3. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı.
  4. Bazı kokulu yaprak veya çiçekler imbikten çekilerek elde edilen kokulu sıvı.
  5. Yemeğin sulu bölümü
    Örnek: Belki de iki bardak turşu suyu içecek. S. F. Abasıyanık
  6. Hidrojenle oksijenden oluşan, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.
  7. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik.
  8. Sutaşı.
  9. Bkz. çay.
  10. H2O; yer yüzeyinin en büyük bölümünü oluşturan, kimyaca çok kalımlı, renksiz, kokusuz, tatsız sıvı.
  11. Sağ, salim.
  12. Canlıların yaşamında önemli bir yeri olan rengi, tadı, kokusu olmayan sıvı.
  13. Kimyasal formulü H2O olan, 4o C'de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8'ini kaplayan bileşik.
  14. (en) Status uncertain, often because of low search effort or cryptic nature of the element.
  15. (en) Service User The end user at the customer premises.
  16. (en) Abbreviated form of Skinner Union, supplier of carburettors on six-cylinder Land-Rovers.
  17. (en) Signals Unit.
  18. (en) Ffel Stafford Unsubsidized.
  19. (en) Command that substitutes another user's login for that of the user who invoked the command, logging in the invoking user under the substituted login The invoking user must know the login password for the user whose login is being substituted If no other user's login is specified, the command substitutes the root login.
  20. (en) Service Unit.
  21. (en) Aqua, water.
  22. (en) Water.
  23. (en) Aquatic.
  24. (en) Aqueous.
  25. (en) Aqua.
  26. (en) Juice.
  27. (en) Bourne.
  28. (en) Bourn.
  29. (en) Hydric oxide.
  30. (en) Adam's ale.
  31. (en) Hydro-.
  32. (en) Head.
  33. (en) İmpervious.
  34. (en) Public utilities.
  35. (en) Public utility services.
  36. (en) Utility stock.
  37. (en) Tons deadweight.
  38. (en) Adam's wine.
  39. (en) Sites in the ex-Soviet Union.
  40. (en) Switch user.
  41. (en) The 3-dimensional Lie group of 2 x 2 unitary matrices; the most common Lie group in mathematics and physics after the circle.
  42. (en) The building letter code for the Surge Research Building, 90 Medical Center Way, San Francisco.
  43. (en) Unix utility for temporarily switching users during a session Requires a password.
  44. (en) Special Unitary group of n x n matrices.
  45. (en) Companies in the economic censuses in which the establishment and the company are one and the same See also MU.
  46. (en) Subscriber Unit.
  47. (en) Abbr Signaling Unit.

çay (nedir ne demek)

  1. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı.
  2. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
    Örnek: O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler. R. N. Güntekin
  3. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek.
  4. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
    Örnek: Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım. P. Safa
  5. Müzikli toplantı
    Örnek: Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir. H. Taner
  6. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu
    Örnek: Deli bir çayın kıyısındaki yalçın bir kaya gibidir. T. Buğra
  7. Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis).
  8. Çaygiller (Theaceae) familyasından, çiçekleri er dişi, nadiren tek eşeyli, kapsül tipi meyveleri olan, genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan, ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan, asıl vatanı Çin ve Japonya olan, her dem yeşil, ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler.
  9. Yapraklarında % 2-4 arasında kafein, az miktarda teofilin ve teobromin, % 10-20 arasında tanen, % 1-1. 5 uçucu yağ içeren, hekimlikte enfüzyon biçiminde uyarıcı, idrar söktürücü ve sürgün önleyici olarak kullanılan çaygiller familyasından bir bitki.
  10. (en) Rivulent.
  11. (en) Tea party.
  12. (en) Brook.
  13. (en) Rivulet.
  14. (en) Stream.
  15. (en) Streamlet.
  16. (en) Runlet.
  17. (en) Beck.
  18. (en) Bourn.
  19. (en) Bourne.
  20. (en) Branch.
  21. (en) Burn.
  22. (en) Creek.
  23. (en) Rill.
  24. (en) Runnel.
  25. (en) Watercourse.
  26. Küçük alçak ada
  27. (la) Camellia sinensis

kabak (nedir ne demek)

  1. Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü.
  2. Esrarkeşlerin kullandığı bir çeşit nargile.
  3. Kemane
    Örnek: Siperin içinde birkaç nefer ayakta ileriye bakıyor, öbürleri aşağı oturmuş konuşuyorlar, gülüyorlar, türkü söylüyorlar, kabak çalıyorlar. Ö. Seyfettin
  4. Ham, tatsız (kavun, karpuz).
  5. Tüysüz, dazlak
    Örnek: Kaba kabak gibi tıraşlı! H. E. Adıvar
  6. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği).
  7. Bilgisiz, görgüsüz, kaba.
  8. Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita).
  9. Kabak kemane
  10. Kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından, çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli, ovaryum alt durumlu, etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan, sürünücü ya da tırmanıcı, tek yıllık, otsu bitkiler. Sakız kabağı.
  11. (en) Marrow.
  12. (en) Not ripe.
  13. (en) Bald.
  14. (en) Unripe.
  15. (en) Pumpkin.
  16. (en) Zucchini.
  17. (en) Squash.
  18. (en) Vegetable marrow.
  19. (en) Marrow squash.
  20. (en) Courgette.
  21. (en) Gourd.
  22. (en) Bold.
  23. (en) Bare dazlak.
  24. (en) Tüysüz.
  25. (en) Tasteless.
  26. (fr) Coloquinelle, courgette, citrouille
  27. (la) Cucurbita pepo

alt   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı
    Örnek: Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor. Z. O. Saba
  2. Bir nesnenin tabanı
    Örnek: Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı. O. C. Kaygılı
  3. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
  4. Bir şeyin yere yakın bölümü.
  5. Kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
    Örnek: Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler. A. Gündüz
  6. Yanan ocağın alevi
    Örnek: Fokurdamaya başlayan çaydanlığın altını kapadı. H. Taner
  7. Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
  8. Birkaç şeyden aşağıda olan
    Örnek: Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş. H. Taner
  9. Alt kelimesi ... altında biçiminde kullanıldığında "bir şeyin etkisinde" anlamını verir
  10. Alanin transaminaz.
  11. (en) Foot.
  12. (en) Humble.
  13. (en) Rump.
  14. (en) The lower part.
  15. (en) Child.
  16. (en) Buttocks.
  17. (en) The higher part of the scale.
  18. (en) See Alto.
  19. (en) The Alternative key on a keyboard.
  20. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Keyboard Input.
  21. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Alt.
  22. (en) Usenet category used for newsgroups on alternative topics.
  23. (en) Angular distance above the horizon.
  24. (en) Refers to a key on the two ends of the spacebar on the keyboard ALT keys are used for keyboard short cuts.
  25. (en) Alanine aminotransferase - a protein which, when found in elevated quantities, generally indiciates liver damage Genotype: Different genotypes of the one virus are similar enough to be regarded as the same type but have some minor differences in their RNA composition These differences may mean the virus reacts differently to our immune response or to drug treatments and natural therapies.
  26. (en) Altitude or Altimeter or Alternate.
  27. (en) Alternative Service Providers.
  28. (en) Type of newsgroup that discusses alternative-type topics The alt groups are not official newsgroups, but lots of people read them anyway.
  29. (en) Automated Loop Test System The operations system that provides a single comprehensive automated test system for testing international customer POTS lines.
  30. (en) The [ALT] key on the keyboard is used in conjunction with other keys and mouse actions to perform various commands and functions.
  31. (en) The ALTernate key on the keyboard, used to access alternate characters or modify mouse actions You can move a polygon after selecting it, for example, by holding down the Left Mouse Button and the ALT key simultaneously.
  32. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See section Kinds of User Input.
  33. (en) Alternative Text, displayed in place of an image during download and by none graphical browsers to decribe the image This is a required attribute for all images.
  34. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- See User Input.
  35. (en) Alt is the name of a modifier bit which a keyboard input character may have To make a character Alt, type it while holding down the ALT key Such characters are given names that start with Alt- Alt.
  36. (en) Alanine aminotransferase, a protein which, when found in the blood in elevated quantities, generally indicates liver dysfunction.
  37. (en) Alternate.
  38. (en) An alternative label Used in an HTML tag for the benefit of people using nongraphical browsers, or for people using a browser with graphics turned off.
  39. (en) Special key on most computer keyboards that allows users to access alternate features and keyboard 'hotkeys' Alt is almost always used in conjunction with another key, such as 'F4' or 'Ctrl'.
  40. (en) Alt stands for Alternative, one of the categories of Usenet newsgroups.
  41. (en) Alanine aminotransferase - a liver enzyme The ALT test determines the level of this enzyme in the blood Blood donors who show a high level of ALT may be at increased risk of transmitting Hepatitis.
  42. (en) Ancient , anciently , antiquarian , auld , old , oldly.
  43. (en) Subaltern.
  44. (en) Subordinate.
  45. (en) Buttom.
  46. (en) Underneath.
  47. (en) Underside.
  48. (en) Base.
  49. (en) Lower.
  50. (en) Nether.
  51. (en) İnfra.
  52. (en) Under.
  53. (en) İnferior.
  54. (en) Alanine transaminase.
  55. (en) Lower part.
  56. (en) Bottom.
  57. (en) İnfra-.
  58. (en) Sub-.
  59. Alt, en ince ses portesinin üstünde bulunan nota veya ses (Müzik)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.026