Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > suç alışkını nedir ne demek, suç alışkınının anlamı

suç alışkını nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

suç alışkını

  1. Bir suçtan kesin yargı giydikten sonra, yasanın gösterdiği süre içinde yeniden bir ya da bir kaç suç işleyen kişi.
  2. suç alışkını ne demek (en) Relapse, repetition of an offence (sadece ingilizce sonuçlar)
  3. suç alışkını ne demek (fr) Récidive

suç (nedir)

  1. Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
  2. Yasalara aykırı davranış, cürüm
    Örnek: Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı? R. H. Karay
  3. Yasaca cezası gösterilen eylem.
  4. suç ne demek (en) Fault. offence. offense. guilt. crime. sin. wrong. blame. caper. criminality. culpability. delict. delinquency. error. felony. irregularity. job. misdeed. misdemeanor. misdemeanour. rap. transgression.
  5. suç ne demek (en) Blame. crime. fault. offence. sin. wrongdoing.
  6. suç ne demek (en) Crime. guilt. offence. offense. criminal offence. abuse. caper. crimen. criminality. debt. delict. fault. infraction. misdeed. misdoing. criminal offense. public offence. sin. tortious act. transgression. trespass.
  7. suç ne demek (en) Crime, public wrong, offence
  8. suç ne demek (fr) Infraction pénale

alışkı (nedir)

  1. Görenek.
  2. alışkı ne demek (en) Habit, usage

kesin (nedir)

  1. Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu
    Örnek: Sevmem kesin sözleri, bir kesin söz duydum mu, tersine söylemek gelir içimden. N. Ataç
  2. Kesinlikle.
  3. Kat'î. ~ hesap: hesâb-ı kat'î. ~ yargı: kaziyye-i muhkeme.
  4. kesin ne demek (en) Definitive. definite. absolute. certain. decisive. final. irrevocable. accurate. assertive. categorical. clean-cut. clear-cut. conclusive. sure as death. decided. declared. determined. dogmatic. downright. exact. express. extreme. firm. flat. frozen.
  5. kesin ne demek (en) Absolute. accurate. bound. categorical. certain. conclusive. concrete. crucial. decisive. definite. definitive. direct. doubtless. exact. express. final. flat. immutable. implicit. incontrovertible. indisputable. indubitable. mathematical. outright. positive. precise. safe. secure. specific. square. sure. tangible. truthful. undeniable. undoubted.
  6. kesin ne demek (en) Definite. certain. final. absolute. express appropriation. bliss. categorical. for certain. clean- cut. clear. conclusive. crisp. crucial. decided. decisive. definitive. determinate. direct. distinct. downright. drastic. emphatic. exact. explicit. express.

yargı (nedir)

  1. Mahkeme.
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
    Örnek: Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasa
  3. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
    Örnek: Hocamız rahmetli Muhsin Bey, bunu sınıfta okurken gözleri yaşarırdı. H. Taner
  4. Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
  5. Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
  6. Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
  7. 1. Hüküm, muhakeme. 2. Adalet.
  8. yargı ne demek (en) Judgement, decision, order, rule, decree, advice "Judicial Committee of the Privy Council", Speech "House of Lords", Sentence "Criminal Courts"
  9. yargı ne demek (en) Estimation. idea. opinion. court decision. judgment. verdict of jury. adjudication. award. decree. discernment. discretion. discrimination. estimate. evaluation. ruling. judgement.
  10. yargı ne demek (en) Judgement
  11. yargı ne demek (en) Assess. attitude. conclusion. estimation. judgment. opinion. ruling. sentence. judgement. judgment hüküm. decision. verdict kaza. lawsuit. decision in a court of law.
  12. yargı ne demek (en) Juridical. bar. deliverance. judgement. jurisdiction. justice. provision. ruling. sentence. verdict.
  13. yargı ne demek (en) Administration of justice, jurisdiction
  14. yargı ne demek (fr) Sentence, jugement, arrêt
  15. yargı ne demek (fr) Jugement
  16. yargı ne demek (fr) Fonctionnement de la justice, juridiction


BİS
Başında, içinde, sonunda "suç alışkını" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 3.0.018
Bunları kaçırmayın!