|
suç
-
Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
-
Yasalara aykırı davranış, cürüm
Örnek:
Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı? R. H. Karay
-
Yasaca cezası gösterilen eylem.
-
Fault. offence. offense. guilt. crime. sin. wrong. blame. caper. criminality. culpability. delict. delinquency. error. felony. irregularity. job. misdeed. misdemeanor. misdemeanour. rap. transgression.
-
Blame. crime. fault. offence. sin. wrongdoing.
-
Crime. guilt. offence. offense. criminal offence. abuse. caper. crimen. criminality. debt. delict. fault. infraction. misdeed. misdoing. criminal offense. public offence. sin. tortious act. transgression. trespass.
-
Crime, public wrong, offence
-
İnfraction pénale
-
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları
Örnek:
Ahlak düzelmeden hiçbir şey düzelmez. Ç. Altan
-
İyi nitelikler, güzel huylar
Örnek:
Bu şoförler hepinizin ahlakını bozdu. M. Ş. Esendal
-
1. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. 2. Bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç.
-
1-Toplu olarak yaşayan bireylerin uymak zorunda bulundukları eylem ve davranış kurallarına verilen ad. 2. Bir kimsenin içinde yaşadığı toplumsal çevrenin törelerine uyma yetisi.
-
Morals. morality. character. ethic. ethics.
-
Morality. morals. conduct. character. moral disposition. casuist. etiquette. principle.
-
morale
-
moral
-
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir
Örnek:
Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Anayasa
-
Çapraz, ters.
-
Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen
-
Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
-
Ses ve şekil bilgisi bakımından dilin genel kuralları dışında kalan, istisna oluşturan. Türkçede aitlik eki +kinin kuralaaykırı olarak kalın sıradan ünlü taşıyan kelimelerle de hep ince, (-l)yor / (-U)yor şimdiki zaman kipi ekinin ince sıradan kelimelere de hep kalın gelişi gibi: arkada+ki, okulda+ki, onun+ki, sokakta+ki; bil-i-yor, gör-ü-yor, ver-i-yor vb.
-
Crosswise. transverse. anomalous. antithetic. antithetical. contradictious. contradictory. heterodox. impolitic. incongruous. inconsistent. repugnant. thwart. gainst. crosswise. crossways. athwart. counter. anti-. against.
-
Contrary. against. contrary to. crosswise. transverse. across. incongruous.
-
Contrary. contrary to / against. inviolation of. diverging. divergent. transverse. crosswise. sidelong. abnormal. thwart. adverse. eccentric. contradictory. derogative. derogatory. inconsistent. traverse.
-
anomalous
-
anomal
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|