|
stride
-
(strode, stridden) uzun adımlarla yürümek, geniş adımlarla gezinmek
-
Üzerine binmek
-
Uzun adımlarla yürüme
-
Uzun adım
-
Ata biner gibi oturmak, yürüyerek geçmek, geçip gitmek, uzun adımlarla yürümek, atlayarak geçmek, aşmak
-
İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı.
-
Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren
Örnek:
Uzun ince bir yoldayım / Gidiyorum gündüz gece. Âşık Veysel
-
Ayrıntılı, derinlemesine
Örnek:
Uzun düşündüğünü unuttuğu ve düşüncelerinin yönünü kaybettiği bir anda yemeğe çağırdılar. H. E. Adıvar
-
Long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.
-
Long. spindly. tall. tail.
-
Baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.
-
Adım atarak ilerlemek, gitmek
Örnek:
Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu. H. Taner
-
Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek.
-
Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek.
-
Yayan gezmek, yayan gitmek
Örnek:
Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti. Ö. Seyfettin
-
Yol almak.
-
Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak.
-
Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek.
-
Faiz, hesap edilmek, işlemek.
-
Stir one's stumps. ankle. have a walk. hike. pace. step. step up. toddle. tread. walk.
-
Move. proceed. walk.
-
Gang. go about. leg it. move. pace. step. to stir one's stumps. tread. walk. work out.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|