Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > stress nedir ne demek, stressin anlamı

stress nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

stress

  1. I., f. şiddet, zor; itina, ağırlık, önem, ehemmiyet; mak. iç mukavemet; basınç, tazyik; tahammül; gerginlik; dilb. vurgu, kuvvet; f. baskı yapmak, tazyik etmek; önem vermek, önemle üstünde durmak; vurgulamak. stress accent vurgulama.
  2. F. sıkıştırmak, baskı yapmak, vurgulamak, tonlamak, önemle belirtmek

şiddet (nedir)

  1. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
  2. Hız.
  3. Karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.
  4. Duygu veya davranışta aşırılık
    Örnek: Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Cumalı
  5. Bk. yeğinlik.
  6. Bk. yeğinlik
  7. şiddet ne demek (en) Harshness. violence. severity. vehemence. intensity. intenseness. rigor. rigour. acuteness. stringency. edge. fierceness. force. forcefulness. heaviness. impetuosity. impetus. intension. keenness. lustiness. rough stuff. sharpness. smartness. sting. (sadece ingilizce sonuçlar)
  8. şiddet ne demek (en) Force. fury. impetus. rigour. strength. vehemence. violence. volume.
  9. şiddet ne demek (en) Intensity. severity. violence. vehemence. harshness. stringency. rigorousness. emphasis. force. heaviness. impetus. physical violence. rigour. steam. strength. stress. stronghand.

zor (nedir)

  1. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
    Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin
  2. Yüküm, mecburiyet
    Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı
  3. Baskı
    Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal
  4. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
    Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek
  5. Güçlükle, zorla
    Örnek: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kütlesini zor zapt ediyorlardı. H. Taner
  6. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz.
  7. zor ne demek (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain.
  8. zor ne demek (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain. complicated. compulsion. thorny. ticklish. tough. trick. troublesome.
  9. zor ne demek (en) Difficult. hard. compulsion. constraint. obligation. necessity. trouble. difficulty. worry. problem. austere. dodgy. force. heavy. impetus. involute. mean. might. parlous. stiff. stress. stronghand. ticklish. tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeye.


Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 2.0.016
Bunları kaçırmayın!