Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > stress nedir, stress ne demek, stress türkçesi, türkçe anlamı (stress nnd)

stress nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






stress   US UK

  1. Şiddet, zor
  2. İtina, ağırlık, önem, ehemmiyet
  3. mak
  4. Sıkıştırmak, baskı yapmak, vurgulamak, tonlamak, önemle belirtmek

şiddet (nedir ne demek)

  1. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik.
  2. Hız.
  3. Karşıt görüşte olanlara, inandırma veya uzlaştırma yerine kaba kuvvet kullanma.
  4. Duygu veya davranışta aşırılık
    Örnek: Sesinin tonunda siteminin şiddetini azaltan bir yumuşama vardı. N. Cumalı
  5. Bk. yeğinlik.
  6. Bk. yeğinlik
  7. (en) Harshness. violence. severity. vehemence. intensity. intenseness. rigor. rigour. acuteness. stringency. edge. fierceness. force. forcefulness. heaviness. impetuosity. impetus. intension. keenness. lustiness. rough stuff. sharpness. smartness. sting.
  8. (en) Force. fury. impetus. rigour. strength. vehemence. violence. volume.
  9. (en) İntensity. severity. violence. vehemence. harshness. stringency. rigorousness. emphasis. force. heaviness. impetus. physical violence. rigour. steam. strength. stress. stronghand.

zor (nedir ne demek)

  1. Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık
    Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin
  2. Yüküm, mecburiyet
    Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı
  3. Baskı
    Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal
  4. Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı
    Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek
  5. Güçlükle, zorla
    Örnek: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kütlesini zor zapt ediyorlardı. H. Taner
  6. "Yapamazsın" anlamında kullanılan bir söz.
  7. (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain.
  8. (en) Arduous. baffling. crucial. cruel. difficult. exacting. formidable. hairy. hard. inconvenient. knotty. mean. rough. sticky. stiff. tight. trickish. uneasy. constraint. force. main. might. strain. complicated. compulsion. thorny. ticklish. tough. trick. troublesome.
  9. (en) Difficult. hard. compulsion. constraint. obligation. necessity. trouble. difficulty. worry. problem. austere. dodgy. force. heavy. impetus. involute. mean. might. parlous. stiff. stress. stronghand. ticklish. tight / adj adv / sıkı , gergin ; su geçirmeye.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük