|
squelch
-
Susturmak, bastırmak, tesirsiz hale getirmek
-
dili
-
Çiğnemek, ezmek, bastırmak, pestilini çıkarmak, susturmak, suda yürümek, çamurda yürümek
-
Şap!, vıck!
-
Susmasını sağlamak, susmasına sebep olmak
Örnek:
Hafif sesli bütün aletleri susturup davulu sabaha kadar vurdurmak istiyorum. F. R. Atay
-
Verdiği karşılıkla veya yaptığı bir davranışla birini artık söz söyleyemeyecek bir duruma getirmek, ilzam etmek.
-
Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek, bastırmak
Örnek:
İşimizi, gücümüzü bırakmış olmak düşüncesini bir vazife yapmakta olduğumuz fikri susturuyordu. M. Ş. Esendal
-
Settle smb.'s hash. silence. cut short. shush. blanket. burke. confute. gag. hush. outtalk. quiet. quieten. shut up. squelch. still. stow. wither.
-
Gag. hush. muzzle. quieten. silence. squash. squelch. still. wither. to silence. to quieten. to hush. to muzzle. to gag. to shut up. shut up. cut off.
-
Quiesce. to silence. to make sb stop talking. appease. bottle up. gag. hush. muzzle. pose. put down. put to silence. quell. quiet. quieten. shut up. squelch. still. wither.
-
Score off
-
Basma işini yaptırmak
Örnek:
Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta. T. Dursun K
-
Zararlı bir olayı önlemek.
-
Durdurmak.
-
Üstünlüğünü göstermek
Örnek:
Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor. Ö. Seyfettin
-
Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek.
-
Gidermek
Örnek:
Heyecanını bir türlü bastıramıyor. N. Araz
-
Cevabı hemen yetiştirmek.
-
Ansızın birinin yanına gitmek
Örnek:
Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar. O. Rifat
-
Depress. push down. compress. weigh down. weigh. allay. alleviate. appease. assuage. bear against. beat down. bottle up. burke. choke. crucify. drown. extinguish. flow. gulp. gulp down. hold down. keep down. keep in. keep under. outtalk. overbear. po.
-
Compress. contain. dampen. depress. jam. overtake. overwhelm. print. push. quash. quell. ram. relieve. repress. squash. squelch. stay. stifle. to have printed. to make sb print. to subdue. to repress. to stifle. to contain. to put sth down. to suppress. to quash. to quell. to appease. to drown. to hush up. to cover. to hem.
-
To have sth printed. to let sb stand on to force down. to come all at once. to damp. to press. to supress. to depress. to weight. to restrain. to choke. to.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|