Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > spermatozoon nedir, spermatozoon ne demek (spermatozoon nnd)

spermatozoon nedir, spermatozoon ne demek?

spermatozoon   US UK

  1. Bk. sperma
  2. Sperm hücresi.
  3. Sperma.
  4. (en) Mature male reproductive cell, sperm cell.
  5. (en) Sperma.
  6. (en) Spermatozoon.
  7. Sperma hayvancığı.
  8. Sperma hücresi, sperm

sperma (nedir ne demek)

  1. Meni.
  2. Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşeylik hücresi.
  3. (Yun.sperma: tohum; zoon: hayvan) Erkek eşey hücresi. Bir başı, gövdesi ve harekete yarayan bir kuyruğu ve türlere göre değişik şekli olan, yumurtaya göre çok küçük ve yumurtayı dölleme kabiliyeti olan hücre.spermatozoon, sperm.
  4. İçerisinde erkek cinsiyet hücrelerinin bulunduğu ejakülasyon sırasında dışarı atılan krem rengi tonlarında salgı, erkek ek cinsiyet salgı bezleri salgılarıyla spermatozoanın karışımı, meni, er suyu, bel suyu, atmık, semen.
  5. Bir başı, gövdesi ve harekete yarayan kuyruğu olan, testiste seminifer tüplerde yapılan ve olgunlaşmış, yumurtayı dölleme kapasitesine sahip erkek eşey hücresi, sperm, spermatozoon, semen, meni, er suyu.
  6. (en) Come.
  7. (en) Spermatic.
  8. (en) Semen.
  9. (en) Seminal fluid.
  10. (en) Spermatic fluid.
  11. (en) Sperma.
  12. (en) Semen Dgr.: anat.
  13. (en) Cum , sperm.
  14. (en) Seed.
  15. (en) Sperm.
  16. (en) Spermo-.
  17. (al) Samen
  18. (fr) Sperm
  19. (fr) Sperme

sperm   US UK (nedir ne demek)

  1. Meni.
  2. Erkek bireyin genetik bilgilerini içeren üreme hücresi.
  3. Bk.Sperma
  4. Erkek üreme hücresi.
  5. Sperm hücresi.
  6. Sperma.
  7. (en) The male fecundating fluid; semen.
  8. (en) See Semen.
  9. (en) The male reproductive cell carried in the seminal discharge.
  10. (en) Male reproductive cells.
  11. (en) The male reproductive cell.
  12. (en) Small motile gamete produced by the male organism which contains one haploid set of chromosomes and swims to the egg to bring about fertilization.
  13. (en) Male germ cells that combine with female germ cell to form a zygote.
  14. (en) The male reproductive cell; the male gamete; 'a sperm is mostly a nucleus surrounded by little other cellular material'.
  15. (en) Spermaceti.
  16. (en) Spermatozoon.
  17. (en) Sperm.
  18. (fr) Sperme
  19. (fr) Sperm
  20. Biyol
  21. İspermeçet
  22. Sperm, sperma, meni, balina yağı, ispermeçet

hücre (nedir ne demek)

  1. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
  2. Küçük oda
    Örnek: Üzerine ot bir yatakla bir battaniye atılmış, demir bir somyadan başka içinde bir şey olmayan çıplak bir hücrede bulunduğunu anladı. A. İlhan
  3. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda
    Örnek: Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi. S. F. Abasıyanık
  4. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
  5. Göze
  6. Bir canlının tüm özelliklerini taşıyan en küçük yapı taşı.
  7. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplâzma kitlesinden oluşan, sitoplâzma içinde çeşitli hayalî olayları yürüten çekirdek, endoplâzmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilâmentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplâzma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği.
  8. Bk. odacık
  9. Birkaç anlamı olan bir terim.1. Elektrokimyada bir tuz köprüsü ile elektriksel teması sağlanmış çözeltilere daldırılmış bir çift elektrottan ibaret bir sistem; elektrotlar dış devrede metalik iletken ile bağlıdır. 2. Spektroskopide, bir optik aletin ışık yolu üzerinde, içine numune konulan kap.
  10. Organizmanın canlılığını kendi başına sürdürebilen, bölünüp çoğalabilen ve dışarıdan aldığı maddeleri özümleyebilen en küçük birimi. Çekirdek ve sitoplazmadan oluşan hücre içerisinde canlılığını sürdürebilen organeller bulunurlarsa da bunların yaşaması hücrelerin canlılığını devam ettirmesine bağlıdır.
  11. Bk. göze
  12. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler.
  13. (en) Cubicle.
  14. (en) Cellular.
  15. (en) Cell göze.
  16. (en) Closet.
  17. (en) Cell.
  18. (en) Cellula.
  19. (en) Cabin.
  20. (en) Hole.
  21. (en) Alcove.
  22. (en) Niche.
  23. (en) Room.
  24. (en) Chamber.
  25. (en) Cooler.
  26. (en) Cubby hole.
  27. (fr) Cellule
  28. (fr) Eellule

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.019