|
speech
-
Konuşma yeteneği, söyleme yetisi, natıka
-
Konuşma, söz söyleme, tekellüm
-
söz
-
Dil, lisan
-
Hitabe, söylev, nutuk
-
A glib tongue, speech
-
Konuşmak işi
Örnek:
Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı. M. Ş. Esendal
-
Görüşme, danışma, müzakere.
-
Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans
-
Bk. söyleşme
-
Speech. spoken. talking. talking. speaking. talk. chat. conversation. speech. address. allocution. causerie. delivery. discourse. harangue. interlocution. oration. spiel. utterance.
-
Conversation. speech. talk.
-
Conversation. speech. talk. speaking. lecture. discussion.
-
Söylemek işi.
-
Mention. saying. singing. disclosure.
-
Saying. uttering. bid. breathing. disclosure. utterance.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|