Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > soyut sayı nedir, soyut sayı ne demek, soyut sayıın anlamı, ingilizcesi (soyut sayı nnd)

soyut sayı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






soyut sayı

  1. Birimlerinin türü belirlenmemiş sayı, abstre sayı.
  2. (en) Abstract number.

soyut (nedir ne demek)

  1. Anlaşılması, kavranılması güç.
  2. Soyutlama ile elde edilen, varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre
  3. (en) Abstract. intangible. discrete. notional. transcendental.
  4. (en) Abstract. academic. pure. abstract mücerret.

sayı (nedir ne demek)

  1. Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet.
  2. Gazete ve dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha.
  3. Bir spor karşılaşmasında karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini tespit eden nicelik.
  4. Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç. Bu giriş, oyun sırasında olursa 2, serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir. Oyun süresi içinde en çoksayı yapan takım yenmişsayılır.
  5. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.
  6. (en) Numerary. number. numeral. quantity. count. figure. score. issue. basket. button. cage. conversion. goal. point.
  7. (en) Basket. copy. count. figure. issue. number. numeral. score. volume.
  8. (en) Number. digit. count. figure. point. tale.
  9. (en) goal
  10. (en) score

say   US UK (nedir ne demek)

  1. Düz, ince, yassı taş
    Örnek: Yağmur yağar da ışılaşır sayları / Eli göçmüş de bozulaşır daylağı Halk türküsü
  2. Çalışma, emek.
  3. Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme.
  4. Düz, tabaka biçiminde, ince yassı taş.
  5. İri, büyük kaya.
  6. Arkadaş
  7. Su kaynağı.
  8. Elçi.
  9. (en) deem.
  10. (en) Saw.
  11. (en) Trial by sample; assay; sample; specimen; smack.
  12. (en) Tried quality; temper; proof.
  13. (en) Essay; trial; attempt.
  14. (en) To try; to assay.
  15. (en) A kind of silk or satin.
  16. (en) A delicate kind of serge, or woolen cloth.
  17. (en) To utter or express in words; to tell; to speak; to declare; as, he said many wise things.
  18. (en) To repeat; to rehearse; to recite; to pronounce; as, to say a lesson.
  19. (en) To announce as a decision or opinion; to state positively; to assert; hence, to form an opinion upon; to be sure about; to be determined in mind as to.
  20. (en) To mention or suggest as an estimate, hypothesis, or approximation; hence, to suppose; in the imperative, followed sometimes by the subjunctive; as, he had, say fifty thousand dollars; the fox had run, say ten miles.
  21. (en) To speak; to express an opinion; to make answer; to reply.
  22. (en) Work. effort.
  23. (en) Instead of.
  24. Söylemek, demek, etmek (dua), okumak (dua), bildirmek, tekrarlamak, farzetmek, varsaymak
  25. Demek, söylemek
  26. Tekrarlamak, ezbere söylemek
  27. Denilen şey, söz
  28. Söz sırası
  29. Hemen hemen, aşağı yukarı
  30. mesela
  31. B.D.,Dili Hey, bana bak ! to say nothing of göz önüne almadan

tür (nedir ne demek)

  1. Çeşit, cins.
  2. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.
  3. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.
  4. Türlü.
  5. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. // Ama bu cins kavramı, kendi üzerinde bir başka cins varsa, yenidentür durumuna gelir ve bu böyle sürüp gidebilir. Mantık diliyle: Bir A sınıfı , bir başka sınıfın, B sınıfının kapsamı içindeki bir bölümü kurduğunda: B cinstir, A datür. (Ör. Hayvan canlı varlık karşısındatürdür, aslan karşısında cinstir.)
  6. Birbirinden üreyen ve dirimbilimsel açıdan akraba olan canlı varlıklar öbeği. (Ör. Arslan ya da insan.
  7. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları.
  8. (en) Type. sort. kind. variety. species. genus. breed. class. genre. ilk. persuasion. race. sort of. strain. stripe.
  9. (en) Breed. cast. class. description. form. genus. kind. nature. range. sort. species. stamp. type.
  10. (en) Type. sort. species. type. kind. class. description. family. genus. variety.
  11. (en) door.
  12. (en) species
  13. (fr) espèce
  14. (la) species

belirlenmemiş (nedir ne demek)

  1. (en) unfixed

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük