Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > soyut bale nedir, soyut bale ne demek (soyut bale nnd)

soyut bale nedir, soyut bale ne demek?

soyut bale

  1. Soyutlamaları temel alan anlatım ve dans düzenini kapsayan bale.
  2. (en) Abstract ballet.
  3. (fr) Ballet abstrait

soyut (nedir ne demek)

  1. Anlaşılması, kavranılması güç.
  2. Soyutlama ile elde edilen, varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre
  3. (en) Abstract.
  4. (en) İntangible.
  5. (en) Discrete.
  6. (en) Notional.
  7. (en) Transcendental.
  8. (en) Academic.
  9. (en) Pure.
  10. (en) Abstract mücerret.

bale   US UK (nedir ne demek)

  1. Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
  2. Bu tür gösteri yapan sanatçı topluluğu.
  3. 1-Danslı sahne yapıtı. 2 - Dansçılar topluluğu. 3 - Opera ve operetlerde danslı geçiş. 4 - Bir dans topluluğunun önceden saptanmış düzene göre, uyumlu bir biçimde dans ettikleri gösteri. 5 - Parmak ucu dansı.
  4. (en) To make up in a bale.
  5. (en) Misery; calamity; misfortune; sorrow.
  6. (en) Package of wool, compactly compressed, warped in a protective cover One or more bales can make up a sale lot A bale of wool is 1 25 meters high, up to 204 kg and is one cubic meter in capacity.
  7. (en) Bag, sack, square or oblong package into which fiber is compressed The size and weight of a bale is variable.
  8. (en) Compacted and bound cube of recycled material.
  9. (en) Large rectangular shaped compressed package of waste paper, rag, pulp etc Bale dimensions and weight varies widely depending on the baling material and handling capabilities.
  10. (en) Large compressed, bound, and often wrapped bundle of a commodity, such as cotton or hay.
  11. (en) Solid, compressed stack of pulp or paper sheets.
  12. (en) Large block of crushed PET bottles held together tightly with plastic strapping Recycled PET bales can hold more than 9,600 bottles and weigh more than 1,200 pounds each.
  13. (en) Densified and bound cube of recyclable material or solid waste, such as paper, cardboard, or metal.
  14. (en) Large bundle of compressed and bound goods, such as cotton.
  15. (en) Fitting on the end of a spar, such as the boom, to which a line may be fed.
  16. (en) Compressed pack of wool/cotton/cloth of a convenient form for transit The heavily compressed bale is also less fire hazardous.
  17. (en) Ballet.
  18. (en) See Bail, , to lade.
  19. (en) Evil; an evil, pernicious influence; something causing great injury.
  20. (en) Large bundle bound for storage or transport make into a bale; 'bale hay'.
  21. (en) Large bundle bound for storage or transport.
  22. (en) City in northwestern Switzerland.
  23. (en) Make into a bale; 'bale hay'.
  24. (en) The end product of a compaction process that is used to decrease the volume that material occupies by increasing the density and weight Bales are typically 3' x 4' x 5' and must be bound with plastic stripping or wire to keep from falling apart.
  25. (en) Large bundle, as in: The hay was collected together and compressed into a bale.
  26. (en) Compressed block of grass usually weighing in from a 1- 10 kilos from source.
  27. (en) Open air pavilion.
  28. (en) Harm or disaster; sorrow, woe; something which is harmful.
  29. (en) Sorrow, grief [OE Angl balu].
  30. (fr) Ballet
  31. Balya, denk
  32. Balya yapmak, denk bağlamak.
  33. Balyalamak, balya yapmak; suyunu boşaltmak (kayık)

soyutlama (nedir ne demek)

  1. Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit.
  2. Zihnin, gerçekte ayrı ve başlı başına bir varlığı ya da özelliği olmayan bir şeyi, bağımsız olarak ya da öteki özelliklerden ayırarak düşünmesi.
  3. (en) Abstracting.
  4. (en) Abstraction.

temel (nedir ne demek)

  1. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü
    Örnek: Evin temelleri sökülüyor gibi sarsılıyor. H. E. Adıvar
  2. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.
  3. En önemli, belli başlı, ana, esas, asıl, baz
  4. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler
    Örnek: Temelde sıradan bir Fransız vodviline dayanırdı oynadıkları oyun. N. Cumalı
  5. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses.
  6. Bütün bir bilgiler bağlamının kendisinden çıkarılabildiği en genel ve en yalın önerme; en genel önermelerden ve en genel düşüncelerden kurulmuş bir dizge. (Ör. Tümevarımıntemeli, kendisinden biçimsel olarak olaylardan yasalara geçme hakkının çıkarılabileceği bir ilkedir.)
  7. (Genel anlamda) Bir şeyin üzerindetemellendiği, kurulduğu şey (bir evintemeli, bir kurumuntemeli vb.).
  8. Tinsel nitelikte bir şeyin varsaydığı ve kendisine dayandığı ilke. (Ma tematiğintemeli, hukukuntemeli, eğitimintemeli, ahlâkıntemeli vb. Ahlâkıntemeli, bir ahlâk öğretisinde, ahlaksal doğruların kendisinden çıkarıldığı ilkedir; (ör. Epikuros'un ahlâk felsefesinde bu ilke haz'dır).
  9. Bir şeyin gelişimi için ilk ögeler.
  10. En önemli, belli başlı, ana, esas.
  11. Dayanıklı.
  12. Bir yapının sağlam dayanak buluncaya kadar toprak içinde aşağıya doğru uzatılan dip duvarları.
  13. (en) Bread-And-Butter.
  14. (en) Central.
  15. (en) Cornerstone.
  16. (en) Essential.
  17. (en) Grounding.
  18. (en) Keynote.
  19. (en) Basic principle.
  20. (en) Origin.
  21. (en) Basic fundamental.
  22. (en) Most important.
  23. (en) Foot.
  24. (en) Basic.
  25. (en) Fundamental.
  26. (en) Primary.
  27. (en) Principal.
  28. (en) Underlying.
  29. (en) Elementary.
  30. (en) Basal.
  31. (en) Abecederian.
  32. (en) Constitutive.
  33. (en) Elemental.
  34. (en) Guiding.
  35. (en) Parent.
  36. (en) Rudimental.
  37. (en) Rudimentary.
  38. (en) Staple.
  39. (en) Working.
  40. (en) Foundation.
  41. (en) Base.
  42. (en) Basis.
  43. (en) Footing.
  44. (en) Ground.
  45. (en) Groundwork.
  46. (en) Root.
  47. (en) Back.
  48. (en) Leading.
  49. (en) Main.
  50. (en) Precept.
  51. (en) Rationale.
  52. (en) Rudiments.
  53. (en) Chief.
  54. (en) Ground work.
  55. (en) Support.
  56. (en) Basement.
  57. (en) Bedding.
  58. (en) Bottom.
  59. (en) Essence.
  60. (en) Fabric.
  61. (en) Master.
  62. (en) Pedestal.
  63. (fr) Fondement
  64. (la) Fundamentum

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.026