|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
soru
-
Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual
Örnek:
Minicik ellerini uzatarak bu taş nedir, diyen sorusu hâlâ hatırımızda! O. S. Orhon
-
Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.
-
İnterrogative. question. inquiry. enquiry. interrogatory. interrogation. query. inquiries.
-
Query. question. interrogative. interrogation.
-
Query. question.
-
[Sor] interj. sir, mister (Regional)
-
Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya verilen karşılık, yanıt
Örnek:
Belindeki önlüğü çıkarmaya uğraşıyor, cevap arıyor gibi, düşünüyordu. S. F. Abasıyanık
-
Bk. yanıt
-
Bir uyartı sonucu olarak bir hücre veya organizmanın hareket, salgılama gibi faaliyeti.
-
Çevredeki değişikliklere göre bir organizmanın davranışı.
-
Answer. reply. response. replication.
-
Answer. reply yanıt. karşılık.
-
Answer. reply. reponse. response. retort.
-
response
-
Reizantwort, Antwortreaktion
-
Réponse, compertement repundant
-
Cevap
-
Yargılıkta, yasalardaki yöntemine göre yargıcın sorduğu sorulara ilgilinin vermekle yükümlü olduğu karşılık.
-
Bk. karşılık
-
Answer. reply. response.
-
Answer. rejoinder. reply. response.
-
Reply, response. answer.
-
answer
-
reaction
-
réponse
-
anything
-
Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, genellikle belirsiz anlamda söylenen bir söz. Kararsızlık ifade biçimi.
Örnek:
Bana sen pek çok şey kazandırdın. R. H. Karay
-
Nesne, madde
Örnek:
Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir. A. Ş. Hisar
-
Kararsızlık durumunda muhtelif sorulara cevap için tercih edilen bir ifade biçimi.
-
(Günlük dilde) Herhangi bir düşünce konusunu göstermeğe yarayan belirsiz terim. (Felsefede) 1- Düşünen bilincin konusu olabilen, gerçekte var olmayıp da yalnızca düşünülmüş olan herşey. Bu anlamda: düşünce nesnesi = ens rationis. 2- Kişiye karşıt olarak: Bilinçten yoksun varlık. 3- Gerçek olan, bilincin dışında, kendi başına var olan tek nesne (ens reale). Böyle bir var olan, tek nesne olarak niteliklerin taşıyıcısı töz diye de anlaşılır. 4- Duyularla kavranabilen cisimsel nesne.
-
Bk. nesne
-
Thing. stuff. object. matter. article. affair. chose. concern. doing. doings. doodad. doohickey. lark. res. thingumabob. thingumajig. thingummy. whosit.
-
Business. object. stuff. thing. thingamajig. what-d'you-call-him/-her/-it. what's-his/-her/-its-name. thingummy. thingumabob. thingumajig. well.
-
Thing. what-do-you-call-it. article. chose. jinx. jolly. object. stuff.
-
thing
-
chose
-
Res; skolastikte: ens
öğrenmek(nedir ne demek)
-
Bilgi edinmek
Örnek:
Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama, ben gene de yazayım. B. Felek
-
Bellemek.
-
Yetenek, beceri kazanmak
Örnek:
Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti. R. H. Karay
-
Haber almak
Örnek:
Hüseyin, ayrılma kararını öğrenince tabancayı göğsüne dayamış, ateş etmiş. M. Ş. Esendal
-
Learn. study. get to know. come to know. master. wise up to. make oneself acquainted with. make acquainted with. ascertain. elicit. hear. imbibe. inform oneself of smth. school oneself to. get wise to. wit.
-
Hear. imbibe. learn. understand.
-
To learn. to learn / to hear of sth. get. get hold of. to come to know. to hear through side channels. understand.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|