|
sorguya çekme hakkı
-
Yargıcın, yargılık üyelerinin, savcının, yanların ya da vekillerinin ve bilirkişinin yanlardan tanık ve bilirkişilerden açıklama isteme hakkı (sorguya çekme yetkisi yalnız yargıcın ya da yargılık başkanınındır).
-
Droit de faire poser des question
-
Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak.
-
Parmak veya mızrapla çalınan çalgı.
-
Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
-
İş yaparken giyilen bir tür şalvar.
-
Çekilerek giyilen veya kullanılan
Örnek:
Erkekleri yandan lastikli çekme fotinden başkasını bilmiyorlardı. R. H. Karay
-
Düzgün biçimli.
-
Çekmek işi
-
Çekmece
-
Kolun yada öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması.
-
Bk. acı çekme
-
Bk. çevirim
-
Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi.
-
Bk. çekme
-
Çözünen bir maddenin çözünmeyen bir maddeden bir çözücü yardımıyla alınması.
-
Doğuma yardım sırasında yavrunun doğum kanalında ilerlemesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla yavrunun bacak ve baş gibi kısımlarına uygulanan çekme, asılma işlemi, traksiyon.
-
Pull-Off. pull-out. shrinking. towaway. towing. pull. drawing. draw. withdrawal. draft. draught. allure. allurement. extraction. shrinkage. bearing. haul. haulage. hitch. hoist. pluck. soak. traction.
-
Drag. endurance. extraction. haul. pull. traction. wrench. draw. tug. shrinkage. drawer. till.
-
Draft. drag. drawing. hauling. pull. pulling. traction. sending. photographing. drawer. till. absorbtion. tension. adhesion. shrinkage. extrusion. rolling. solid drawn. hoist. lug. haulage. sucking. attraction. induced. throttling. aspiration. bleeding. i.
-
pulling
-
throwback
-
towage
-
traction
-
Lixiviation; leaching
-
Schwinden des Holzes
-
traction
-
Lixiviation; lessivage
-
Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.
-
agony
-
Doğrulukla ilgili; hakla ve adaletle ilgili.
-
Ulus adına yargı görevi yapılan ve bağımsız yargıçların yasaları uygulayarak yargı verdikleri yer.
-
court
-
tribunal
savcı(nedir ne demek)
-
Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli, müddeiumumi.
-
Adalet Bakanına bağlı olarak tüze yargılıklarında yürütme organının temsilcisi ve türe örgütünün yönetimi ile görevli, yasaların uygulanmasına, yar-yardımcı ve daha çok ceza türesi ile uğraşan kişi.
-
Public prosecutor. solicitor.
-
Prosecutor. attorney general. public prosecutor.
-
Public prosecutor. attorney general. district attorney. prosecuting attorney. counsel for the prosecution. prosecuting counsel. director of public prosecutions. government attorney.
-
Director of the public prosecutions, Public Prosecutor's office
-
Ministère public
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|