|
sonra gelen
-
Following, latter, posterior, after
-
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
Örnek:
Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim. A. İlhan
-
Daha uzak ve ileri bir yerde
Örnek:
Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. R. N. Güntekin
-
Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
Örnek:
Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim. R. N. Güntekin
-
Yoksa, aksi hâlde.
-
Arkadan gelen bölüm veya zaman.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. after.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. and. next. then. in the future. hereafter. part of a series. in future. otherwise.
-
After. then. afterwards. later. otherwise or else. notion and protest.
-
Gelme işini yapan (kimse veya nesne).
-
Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
-
Coming. incoming.
-
Coming. incoming. oncoming. arriving. reaching. comer.
-
İncoming. inbound. who is coming. incident. oncoming.
-
incoming
-
Taraftarlar, bağımlı olan kimseler, tabi olanlar
-
Takip eden, izleyen
-
Ertesi, muteakıp, aşağıdaki
-
İlerdeki, istikbaldeki
-
Taraftarlar, hayran kitlesi, izleme
latter
(nedir ne demek)
-
İkisinden sonuncusu, son söylenilen
-
Zikronulan iki şeyin sonra geleni, ikincisi
-
son
-
Sonraki, sonra gelen, ikincisi, son
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|