|
sonra gözlemi
-
Bir deneylemede deney ya da denetim kümesi üzerinde deneysel değişkenin etkileri belirdikten "sonra" yapılan gözlem, bkz. "önce" gözlemi.
-
after observation
-
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
Örnek:
Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim. A. İlhan
-
Daha uzak ve ileri bir yerde
Örnek:
Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. R. N. Güntekin
-
Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz
Örnek:
Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim. R. N. Güntekin
-
Yoksa, aksi hâlde.
-
Arkadan gelen bölüm veya zaman.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. after.
-
Later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. and. next. then. in the future. hereafter. part of a series. in future. otherwise.
-
After. then. afterwards. later. otherwise or else. notion and protest.
-
Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
Örnek:
Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır. S. Birsel
-
İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
-
Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat.
-
Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
-
Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.
-
Bir olayın veya olgunun niteliklerini açıklamak amacıyla, her türlü belirtinin planlı bir biçimde izlenmesi.
-
Doğa olaylarının işleyiş yasalarını bulmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmaların ilk basamağı; olayların oluşum ve yürüyüşünü kimi gereçler yardımıyla izleme ve izlenimleri saptama.
-
Olayların, belirlenen sırada, düzenli, amaçlı olarak incelenmesi.
-
1- Bir olayı, bir gerçeği ya da bir nesneyi iyi anlamak için bu olay, gerçek ya da nesnenin türlü belirti ve koşullarını izleme ve inceleme işi. 2- İzleme ve inceleme sonucu elde edilen ölçü, puan ya da derece biçimindeki değerlere verilen ad. 3- Bir kimsenin ya da bir kümenin etkinliğini belli bir süregözlemek ve bu süre içinde ortaya çıkan davranışları bir yere yazmak işlemi.
-
Observation. investigation.
-
Observation. remark. sight.
-
observation
deney(nedir ne demek)
-
Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem, tecrübe
Örnek:
... kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Anayasa
-
Deneyim, tecrübe
-
Bilinmeyen bir şeyi bulmak, bir ilkeyi, bir varsayımı sınamak amaciyle yapılan eylem ya da işlem.
-
Bilimsel araştırma yapmak, bir varsayımı ya da bir yasayı kanıtlamak için tasarlanarak yapılan ve belirli niceliklerin ölçülmesine, karşılaştırılmasına dayanan kılgıl çalışma.
-
Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem.
-
1. İstatistiksel açıdan, gözlemlerin veya ölçümlerin olası sonuçlarını elde etmek için kullanılan terim. 2. Test.
-
Fizik, kimya, biyoloji gibi derslerin öğretiminde doğal olayların bağıntıları ve yasaları üzerinde bilgi edinmek; varsayım olarak benimsenen bilim yasalarının doğruluğunu göstermek; belli bir doğa olayını, etmenleri denetim altında tutarak, sınıf ya dadeney odasında öğrencilere göstermek için yapılan planlı deneme ya da sınama işi.
-
Pilot. experiment. test. proving.
-
Experiment. test.
-
Experiment. test. trial.
-
experiment
-
Experiment
-
Expérience, essai
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|