Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > soluk nedir, soluk ne demek, solukun anlamı, ingilizcesi (soluk nnd)

soluk nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






soluk

  1. Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava veya ciğerlere hava alıp verme, nefes
    Örnek: Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı. R. N. Güntekin
  2. Dikkat çekici, çarpıcı yanları olan kimse veya şey.
  3. Tarz.
  4. Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş, uçuk
    Örnek: Dudağının soluk rengini bile fark ettirecek kadar rengi bir tuhaf kırmızıydı. S. F. Abasıyanık
  5. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)
    Örnek: Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş. Y. Z. Ortaç
  6. Rengi atmış olan.
  7. (en) Pale. colorless. colourless. dull. faint. faded. pasty. ashy. cadaverous. pallid. sallow. sick. sickly. wan. washy. watery. breath. breathing. exhalation.
  8. (en) Breath. dingy. faint. ghastly. pallid. puff. sickly. wind. pale. faded. withered. panting. a short time. while.
  9. (en) Dim. dimmed.
  10. (en) dimmed

çekilen (nedir ne demek)

  1. (en) refluent

hava(nedir ne demek)

  1. Yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  2. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
    Örnek: Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. M. Ş. Esendal
  3. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
    Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin
  4. Gökyüzü.
  5. Çevreyi kuşatan boşluk.
  6. Esinti.
  7. Müzik parçalarında tür
    Örnek: Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. S. F. Abasıyanık
  8. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
  9. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
  10. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  11. Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  12. Dramatik durumu, karakterler, konuşma, dekor, giyim-kuşam, ışık, müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini, tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe.
  13. Belirli bir çevreye, başka çevrelerden ayrı, değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün.
  14. (en) atmosphere
  15. (en) Air. aerial. atmospheric. air. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-.
  16. (en) Air. aerial. atmospheric. airs. shades. sky. weather. climate. wind. ambiance. ambience. aroma. atmosphere. aura. flavor. flavour. mood. ostentation. showing-off. side. splash. splurge. strain. swank. vanity. aero-. airborne. bubble. flourish. tone. tune.
  17. (en) Air. atmosphere. tune. weather. wind. climate. the sky. breeze. melody. nothing. airs. affectation. ambience. exhale. strain.
  18. (en) air
  19. (al) Atmosphäre
  20. (al) Luft
  21. (fr) Atmosphère, ambiance
  22. (fr) ambiance
  23. (fr) air

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük