|
soluk kesici
-
Çok heyecan veya korku veren.
-
breathtaking
-
Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava veya ciğerlere hava alıp verme, nefes
Örnek:
Kalp gitgide hafiflemekteydi ve soluklarda hafif bir hışıltı başlamıştı. R. N. Güntekin
-
Dikkat çekici, çarpıcı yanları olan kimse veya şey.
-
Tarz.
-
Donuk bir beyazlığı olan, rengi atmış olan, solmuş, uçuk
Örnek:
Dudağının soluk rengini bile fark ettirecek kadar rengi bir tuhaf kırmızıydı. S. F. Abasıyanık
-
Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık)
Örnek:
Bahçeye, kafeslerden elenen soluk bir ışık vurmuş. Y. Z. Ortaç
-
Rengi atmış olan.
-
Pale. colorless. colourless. dull. faint. faded. pasty. ashy. cadaverous. pallid. sallow. sick. sickly. wan. washy. watery. breath. breathing. exhalation.
-
Breath. dingy. faint. ghastly. pallid. puff. sickly. wind. pale. faded. withered. panting. a short time. while.
-
Dim. dimmed.
-
dimmed
-
Kesme işini yapan kimse.
-
Kasaplık hayvanları kesen kimse.
-
Kesme işinde kullanılan araç.
-
Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
-
Yeğinliği güvenlik sınırını aşacak ölçüde yükselince çevrimdeki akımı kesen akımmıknatıssal ya da ısıl aygıt.
-
Filmin kurgusuna hazırlık olarak kesim işini yapan, kaba kurguyu hazırlayan kimse. Kurgucunun yardımcısı.
-
Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç.
-
Editor, (ABD) cutter, assistant editor (film editor), joiner, splicing girl, negative cutter, neg cutter (a.)
-
Cutter. cutting. incisive. slaughterman.
-
Cutting. incisory. sharp. cutter. clipper.
-
cutout
-
Contact breaker, interruptor
-
Cutterasistent, Kleber(-in), Filmkleber(-in), Schnitter(-in)
-
Unterbrecher
-
Ausschalter
-
Asistant monteur, monteur-adjoint, aide-monteur(-euse)
-
coupe-circuit
-
interrupteur
-
Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Örnek:
Bana matematik çok kolay geldi. F. R. Atay
-
Aşırı bir biçimde
Örnek:
Sanırım ki anamı daha çok severim. M. Ş. Esendal
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
-
Much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro. awfully. badly. considerably. copious. dearly. dreadfully. eminently. enormously. exceedingly. excess. extreme. extremely. far. full. greatly. hard. heartily. highly. hugely. immensely. jolly. large. lot. madly. manifold. most. multiple. myriad. positively. power. profoundly. profuse. rich. roaring. simply. so. soaking. sorely. stinking. substantially. such. terribly. terrifically. umpteen. uncommonly. unduly. unusually. vast. vastly. whacking. wildly.
-
Many. much. very. too. too much. too many. awfully. bountiful. copious. devilish. downright. dreadfully. galore. good. great. handsome. highly. infinite. large. lavish. like blazes. multitudinous. numerous. perfectly. plentiful. a power of. profuse. profu.
heyecan(nedir ne demek)
-
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu.
-
Coşku.
-
Duygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
-
1-Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. 2- Organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali.
-
Excitement. emotion. sensation. enthusiasm. ardor. ardour. agitation. affect. fever. the shivers. tension. thrill. stir. animation. bang. commotion. dither. drama. exaltation. ferment. fermentation. fire. flap. flurry. flush. flutter. furor. furore.
-
Agitation. animation. ardour. emotion. excitement. feeling. ferment. fever. flurry. fluster. flutter. jitters. kick. scene. spirit. state. stew. stir. storm. thrill. tumult. turn. the jitters. enthusiasm.
-
Emotion. excitement. enthusiasm. agitation. ardour. bang. to take one'breath away. dither. electricity. fever. flame of enthusiasm. flurry. hoopla. perturbation. rage. thrill. tizzy. tumult. twitter.
-
emotion
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|