Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sol dal bloku nedir, sol dal bloku ne demek (sol dal bloku nnd)

sol dal bloku nedir, sol dal bloku ne demek?

sol dal bloku

  1. Kalpte herhangi bir nedenle his demetinin sol dalında iletimin kesintiye uğraması, sol demet dalı bloku. Bu durumda sağ karıncığa iletim sol dal üzerinden gelir ve kalbin elektriksel ekseninde sola sapma oluşur.
  2. (en) Left branch blocks, left bundle branch blocks.

sol   US UK (nedir ne demek)

  1. Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı.
  2. Bu taraftaki yön.
  3. Sosyalizme yakın görüşte olan grup.
  4. Boksta sol yumrukla vuruş.
  5. Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses.
  6. Bu sesi gösteren nota işareti.
  7. Sıvı hâlde bir kolloit ya da süspansiyon.
  8. Bir sıvı ortamda bir katının kolloidal boyutta dağılmasıyla oluşan çözelti.
  9. Güneş.Dgr.: anat. sol
  10. Sıvı h
  11. (en) Left.
  12. (en) The sun.
  13. (en) Gold; so called from its brilliancy, color, and value.
  14. (en) Syllable applied in solmization to the note G, or to the fifth tone of any diatonic scale.
  15. (en) The tone itself.
  16. (en) Silver and gold coin of Peru.
  17. (en) The silver sol is the unit of value, and is worth about 68 cents.
  18. (en) In solmization, the fifth degree of the major scale.
  19. (en) Solenoid.
  20. (en) The monetary unit in Ironrealm, now used heavily via electronic methods, such as credit, but originally copper coins about the size of quarters with the image of a rising engraved into the surface.
  21. (en) Sol Rising, and sponsors public readings and other events Head librarian is Lorna Toolis.
  22. (en) Unix Host.
  23. (en) The name of Earth's sun.
  24. (en) Standards Of Learning.
  25. (en) Sticker On Label.
  26. (en) The Sun, central power source of our solar system The Sun stands for the individuality in the nativity It rules Leo and is exalted in Aries.
  27. (en) Colloid with solid particles suspended in a liquid Examples are protoplasm, starch in water, and gels.
  28. (en) Computer language that was a prototype for IDL.
  29. (en) Solution.
  30. (en) Sol.
  31. (en) Left-Hand.
  32. (en) Sinistro-.
  33. (en) Fluid mixture of a colloid and a liquid; a liquid colloidal solution or suspension.
  34. (en) The syllable naming the fifth note of any musical scale in solmization ancient Roman god; personification of the sun; counterpart of Greek Helios a colloid that has a continuous liquid phase in which a solid is suspended in a liquid.
  35. (en) Colloid that has a continuous liquid phase in which a solid is suspended in a liquid.
  36. (en) Ancient Roman god; personification of the sun; counterpart of Greek Helios.
  37. (en) The syllable naming the fifth note of any musical scale in solmization.
  38. (al) Sol
  39. (fr) Sol
  40. Koloidal eriyik, koloit.
  41. Sol noktası, gamda beşinci nota.
  42. Güneş
  43. Eski Romalıların güneş tanrısı.

dal   US UK (nedir ne demek)

  1. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri
    Örnek: Cılız dallar, yeşili fersiz, tırnak kadar yapraklar! T. Buğra
  2. Kol, bölüm, branş.
  3. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube.
  4. Arka, sırt.
  5. Kol.
  6. Omuz
    Örnek: Belikler dalına dökülür gelir / İnce bel üstüne sal ala gözlüm. Halk türküsü
  7. Boyun, ense.
  8. Çıplak, yalın.
  9. Zaman belirten kelimelerin başına getirildiğinde kelimenin anlamını güçlendirir.
  10. Bk.Dalton
  11. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları.
  12. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus.
  13. Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri.
  14. Şube.
  15. (en) From the,' 'by the.
  16. (en) Dedicated Access Line A non-switched circuit from the customer to a carrier.
  17. (en) General Data Access Library.
  18. (en) Branch, cladus, phylum.
  19. (en) Phylum.
  20. (en) Branch.
  21. (en) Bough.
  22. (en) Twig.
  23. (en) Ramification.
  24. (en) Subsection.
  25. (en) Offshoot.
  26. (en) Offset.
  27. (en) Section.
  28. (en) Subdivision.
  29. (en) Split pulse, esp.
  30. (en) Of Cajanus Indicus.
  31. (en) Limb.
  32. (en) Stem.
  33. (en) Spreading.
  34. (en) Spray.
  35. (en) Switch.
  36. (en) Succursal.
  37. (en) Wattle.
  38. (en) This is the Indian term for all varieties of dried beans, split peas, and lentils There are many different varieties of dal, all of which have a specific use in Indian cooking.
  39. (en) The Poor' or 'the Meek', related to ''Ani' above and 'Ebion' below.
  40. (en) Dedicated access line An analog special-access line that runs from a caller's own equipment directly to a long distance company's switch or POP Usually provided by a local telephone company The line may go through the local telco central office, but the local telco does not switch calls on this line.
  41. (en) [From Hindi /dal/ ] diagonal, incline -- something arranged obliquely or slanted.
  42. (en) Dedicated Access Line.
  43. (en) Defended asset list; A ranked listing of facilities, forces, and national political items that require protection from attack or hostile surveillance The list is compiled from federal departments and agencies, unified and specified commands, and the armed services to ensure national security emergency preparedness functions.
  44. (en) From dail, a field The English equivalent is 'dale'.
  45. (en) Group of persons.
  46. (en) Dedicated Access Line 2 See Data Access Language.
  47. (en) Metric unit of volume or capacity equal to 10 liters.
  48. Decaliter.

dalton   US UK (nedir ne demek)

  1. Hidrojenin atomik kütle birimi ile aynı olan atomik kütle birimi.
  2. Bir hidrojen atomunun ağırlığına denk gelen ağırlık birimi. Yaklaşık 1.657 x 10 -24 g, atomik kütle birimi.
  3. Kimyasal maddelerin molekül ağırlığını belirtmek için kullanılan bir hidrojen atomunun ağırlığına eşit ağırlık birimi (1,66 x 10-24 g).
  4. (en) Dalton.
  5. İngilizce bir ad; John Dalton (1766-1844), atom teorisini gündeme getiren ünlü bir İngiliz fizikçi ve kimyager (Dalton kısmî basınç yasasının adaşŸı); BirleşŸik Devletler'de iki şŸehrin adı

blok (nedir ne demek)

  1. Kocaman ve ağır kitle.
  2. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
  3. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu.
  4. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap.
  5. Birbirine bitişik büyük yapılar
    Örnek: Yıkıntıların ortasında blok hâlinde yükselen yeni apartmanlara uzun uzun baktı. H. Taner
  6. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken, önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde.
  7. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları.
  8. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi.
  9. Bk. öbek
  10. Bk. bölük
  11. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı.
  12. (en) Russian poet.
  13. (en) Block.
  14. (en) Bloc.
  15. (en) Complex.
  16. (en) Writing-Pad.
  17. (en) Writing pad.
  18. (en) Apartment building.
  19. (fr) Bloc

herhangi (nedir ne demek)

  1. Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.
  2. (en) Whoever.
  3. (en) Whichever.
  4. (en) Soever.
  5. (en) Whatever.
  6. (en) Whatsoever.

his   US UK (nedir ne demek)

  1. Duygu
    Örnek: Birisi duygularına, hislerine kulak verir, öteki hile ve desise seslerine ... B. Felek
  2. Duyu.
  3. Sezgi, sezme.
  4. Bk.Histidin
  5. Bk. duygu
  6. (en) Feeling.
  7. (en) Emotion.
  8. (en) Sense.
  9. (en) Sensation.
  10. (en) Feel.
  11. (en) Sentiment.
  12. (en) Quick.
  13. (en) Belonging or pertaining to him; used as a pronominal adjective or adjective pronoun; as, tell John his papers are ready; formerly used also for its, but this use is now obsolete.
  14. (en) The possessive of he; as, the book is his.
  15. (en) Implemented to reduce cost, increase information availability, improve medical research, and reduce waste.
  16. (en) Hospital Information System.
  17. (en) Hospital information system A system that provides the information management features that hospitals need for daily business Typically includes patient tracking, billing and administrative programs and also may include clinical features.
  18. (en) Hospital information system Typically used to describe hospital computer systems with functions like patient admission and discharge, order entry for laboratory tests or medications, and billing functions See also: Electronic medical record.
  19. (en) Hospital Information System The introduction of systems to integrate and communicate computer-held information for patient care and the management of a hospital.
  20. (en) Chord.
  21. (en) Consciousness.
  22. (en) Pron: his 46.
  23. Eril onun
  24. Zam onunki.
  25. Onun, onunki

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011