Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > sol bek nedir, sol bek ne demek (sol bek nnd)

sol bek nedir, sol bek ne demek?

sol bek

  1. Bir takımın savunmasının sol yönünde yer alan oyuncusu.

sol   US UK (nedir ne demek)

  1. Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı.
  2. Bu taraftaki yön.
  3. Sosyalizme yakın görüşte olan grup.
  4. Boksta sol yumrukla vuruş.
  5. Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses.
  6. Bu sesi gösteren nota işareti.
  7. Sıvı hâlde bir kolloit ya da süspansiyon.
  8. Bir sıvı ortamda bir katının kolloidal boyutta dağılmasıyla oluşan çözelti.
  9. Güneş.Dgr.: anat. sol
  10. Sıvı h
  11. (en) Left.
  12. (en) The sun.
  13. (en) Gold; so called from its brilliancy, color, and value.
  14. (en) Syllable applied in solmization to the note G, or to the fifth tone of any diatonic scale.
  15. (en) The tone itself.
  16. (en) Silver and gold coin of Peru.
  17. (en) The silver sol is the unit of value, and is worth about 68 cents.
  18. (en) In solmization, the fifth degree of the major scale.
  19. (en) Solenoid.
  20. (en) The monetary unit in Ironrealm, now used heavily via electronic methods, such as credit, but originally copper coins about the size of quarters with the image of a rising engraved into the surface.
  21. (en) Sol Rising, and sponsors public readings and other events Head librarian is Lorna Toolis.
  22. (en) Unix Host.
  23. (en) The name of Earth's sun.
  24. (en) Standards Of Learning.
  25. (en) Sticker On Label.
  26. (en) The Sun, central power source of our solar system The Sun stands for the individuality in the nativity It rules Leo and is exalted in Aries.
  27. (en) Colloid with solid particles suspended in a liquid Examples are protoplasm, starch in water, and gels.
  28. (en) Computer language that was a prototype for IDL.
  29. (en) Solution.
  30. (en) Sol.
  31. (en) Left-Hand.
  32. (en) Sinistro-.
  33. (en) Fluid mixture of a colloid and a liquid; a liquid colloidal solution or suspension.
  34. (en) The syllable naming the fifth note of any musical scale in solmization ancient Roman god; personification of the sun; counterpart of Greek Helios a colloid that has a continuous liquid phase in which a solid is suspended in a liquid.
  35. (en) Colloid that has a continuous liquid phase in which a solid is suspended in a liquid.
  36. (en) Ancient Roman god; personification of the sun; counterpart of Greek Helios.
  37. (en) The syllable naming the fifth note of any musical scale in solmization.
  38. (al) Sol
  39. (fr) Sol
  40. Koloidal eriyik, koloit.
  41. Sol noktası, gamda beşinci nota.
  42. Güneş
  43. Eski Romalıların güneş tanrısı.

bek (nedir ne demek)

  1. Sert, katı.
  2. Sağlam.
  3. Savunma oyuncusu
    Örnek: Bekle haf, genel olarak gol atmaz, alkışlanmaz, göklere çıkarılmaz. H. Taner
  4. Hava gazı lambasının ucu.
  5. Bunsen beki.
  6. Sağlam, sert, katı.
  7. Bey.
  8. İleri gelen, sözü geçen, saygın, zengin kişi.
  9. (en) Fullback.
  10. (en) Bunsen burner.
  11. (en) Gas burner.
  12. (en) Back.
  13. (en) Burner.
  14. (en) Gas jet.

takım (nedir ne demek)

  1. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman.
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk.
  3. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup.
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
    Örnek: Kadın kahve takımlarını alıp çıktı. N. Cumalı
  5. Sigara ağızlığı.
  6. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk
  7. Benzer, gibi
    Örnek: ... bu takım düşünceler arasında, dün sütçüye verilen paranın üstünün eksik geldiğini de hatırlıyor. M. Ş. Esendal
  8. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    Örnek: Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek. Ö. Seyfettin
  9. Bir film çeviriminde görüntüleri saptama, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en ufak uygulamanlar topluluğu. TV
  10. Bir televizyon yayınını, özellikle dışarıda canlı yayını gerçekleştiren en ufak uygulamanlar topluluğu.
  11. Canlıların sınıflandırmasında kullanılan, aile ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların oluşturduğu taksonomik
  12. Bk. ayaktoputakımı.
  13. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik, ordo.
  14. (en) Suit.
  15. (en) Suite.
  16. (en) Team.
  17. (en) Unit, film unit (crew), crew, team,.
  18. (en) Unit, crew, team.
  19. (en) Ensemble.
  20. (en) Parcel.
  21. (en) Platoon.
  22. (en) Layout.
  23. (en) Train.
  24. (en) Band or bunch of people.
  25. (en) Set.
  26. (en) Group.
  27. (en) Clique.
  28. (en) Gear.
  29. (en) Fitment.
  30. (en) Band.
  31. (en) Battery.
  32. (en) Brigade.
  33. (en) Bunch.
  34. (en) Covey.
  35. (en) Gang.
  36. (en) Outfit.
  37. (en) Posse.
  38. (en) Squad.
  39. (en) Tackle.
  40. (en) Tribe.
  41. (en) Pool.
  42. (en) Range.
  43. (en) Togs.
  44. (en) Troop.
  45. (en) Unit.
  46. (en) Set of things.
  47. (en) Crew.
  48. (en) Series.
  49. (en) Party.
  50. (en) Tool.
  51. (en) Fixture.
  52. (en) System.
  53. (en) İmplement.
  54. (en) Assembly.
  55. (en) İnstrument.
  56. (en) Aggregate.
  57. (en) Device.
  58. (al) Aufnahmegruppe, Filmgruppe, Aufnahmestab, Stab, Personengruppe,
  59. (al) Aufnahmegruppe, Aufnahmestab, Stab, Team
  60. (fr) Équipe, personnel, "team"
  61. (la) Ordo

yer   US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. Bk. bölge
  11. (en) Terraneous.
  12. (en) Earth.
  13. (en) Landmark.
  14. (en) Point.
  15. (en) Spot of land.
  16. (en) World.
  17. (en) Floor space.
  18. (en) Land.
  19. (en) Lieu.
  20. (en) Premises.
  21. (en) Footing.
  22. (en) Whereabouts.
  23. (en) Glebe.
  24. (en) Ground.
  25. (en) Locale.
  26. (en) Locality.
  27. (en) Location.
  28. (en) Locus.
  29. (en) Mother earth.
  30. (en) Place.
  31. (en) Position.
  32. (en) Post.
  33. (en) Quarter.
  34. (en) Room.
  35. (en) Seat.
  36. (en) Site.
  37. (en) Situation.
  38. (en) Situs.
  39. (en) Slot.
  40. (en) Space.
  41. (en) Spot.
  42. (en) Stand.
  43. (en) Standing.
  44. (en) Station.
  45. (en) Stead.
  46. (en) Terrain.
  47. (en) Ubiety.
  48. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  49. (fr) Heu
  50. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010