|
soil
-
Hayvanları taze otla beslemek, semirtmek.
-
toprak
-
ülke
-
Gelişme ortamı, yuva
-
Kirletmek, lekelemek
-
Namusuna leke sürmek
-
Kirlenmek, lekelenmek
-
Leke, kir
-
Çirkef, pislik, çöp
-
gübre.
-
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Örnek:
İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay
-
Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
-
Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
-
At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık
Örnek:
Zavallı hayvan bir saattir yüz okkadan fazla bir yükü sürüklüyordu. Ö. Seyfettin
-
Animal. beast. brute.
-
Animal. beast. brute. churl. pest.
-
Bozulmamış, bayatlamamış olan
Örnek:
Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum. Y. Z. Ortaç
-
Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
Örnek:
Yüzü taze, taravetli ve güzeldi. M. Ş. Esendal
-
Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı
Örnek:
Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu. M. Ş. Esendal
-
Yeni, zamanı geçmemiş
Örnek:
Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü. Halikarnas Balıkçısı
-
Genç kadın
Örnek:
Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor. Ö. Seyfettin
-
Yeni, körpe, genç.
-
Fresh. green. tender. new. crisp. dewy. hot. raw. warm. freshly.
-
Bracing. crisp. crispy. fresh. hot. late. new. young. youthful. recent. tender.
-
Fresh. new. young. hot. raw. spring chicken. sweet. warm. youthful.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|